Saat Güzelleri

MEHMET ALİ BAL

MEHMET ALİ BAL
Saat Güzelleri
 
Varlık bilinci zaman bilinciyle başlar. Varlık somuttur, zaman soyut mahiyettedir. Ancak ilginç bir şekilde bilinç soyut düzeyden başlar. Bizi saran maddi ve donuk çevre ile evrenler zamanın tahrikiyle hareket halinde varoluşa kavuşunca bilincimiz açılmaya başlar. Hareket zamanın akışıyla fark edilir. Zamanın akışıyla da diğer ölçüleri ve nispetleri belirir. “Göğü yükseltti ve mizanı koydu” (Rahman; 7) bütün ölçü ve hesapları da içine almaktadır kuşkusuz. Ancak, dünyanın zaman açısından fani oluşundan da anlayabileceğimiz üzere zaman bilinci varlık bilincini belirler, tahrik eder, teşvik eder…
 
Gerçekten de varlık zaman tünelinden geçerken canlanır, mevsimler açılır birbiri ardınca. Geceler gündüzlere katılır, gün içinde ayrı ayrı sayfalar açılır. Bütünsel varlık açısından bakarsak, somut evren soyut zaman ile bütünleşirse gerçek bir anlam kazanır. Zaman adeta donuk maddeye hayat veren bir iksirdir. Gerçek bir iksir: görünmez, esrarengiz hayat kaynağı…
 
Saat güzellerinin tasarımları da bu metafora uygun işlenir. Bir saydam fanusun altında ve içinde dört mevsim yer alır. Gece ve gündüzün işaretleri de oradadır… Sayılar, varlık dünyasının şifreleri gibi yerlerini alırlar. Akrep ve yelkovanın üzerlerinde hayat iksiri taşınır. Adeta zamanın çağ, yüzyıl, yıl, ay, gün ve saatle başlayıp, en küçük zaman parçacıkları gibi esrarlı katmanlarını sayan saatin tiktakları arasında esrarlı bir var oluş yaratılır gider. Bu yüzden “Ey bütün zamanların ve vakitlerin Mükevvini” çağrısı anlamlıdır. Allah’a kendisine en fazla has ve münhasır üç sıfatından biri olan “Tekvin” ile yakarılmaktadır. Bu adeta zamanın ne denli Yaratıcının özel bir mahlûku olduğunu, ne denli ilahi sırları içinde barındırdığını ima etmektedir.
 
Tıpkı varlık ve zaman bütünleşmesi gibi saatin tasarımında da soyut ve somut evren ideal zarafetle bütünleşir. Saat evreninin soyut ama hayat verici iksiri tasarımın merkezinde yer alır. Ancak, soyut şifrelerin ve hayat deviniminin uzantısında saatin kaplaması (Adeta zahiri kabuğu), kordonu (Görünüş zenginliği) maddenin en zarif hale dönüştürülmüş halinde bulunur. Zarif kordonun bileği sarıp birleşmesi ise zaman ve varlık bütünleşmesi kadar bizatihi zamanın döngüselliğini de hatırlatır.
 
Bazı saatlerin göğüslerinde inci, pırlanta damlacıkları da görürüz. Zamanın pırlantalı bir şeritten akması elbette ki değeriyle uyumlu bir tasarımdır.
 
Her şeyin de ötesinde, saatler, varlık dünyasının somutlaşmış yansımaları, timsalleridirler. Bazı saatler güneş gibidirler. Bazı saatler ise yıldızlar gibidirler. Pırıltılı güzellikleriyle bizi büyülerler. Büyüleyici tasarım zenginliği içinde, bazı saatlerin okyanusların büyüklüğü, derinliği ve dalgaları arasında keşif tutkusunu barındırdığını görürüz. Bazılarında da kadim zamanların işaretlerini sezeriz. Saatler bazen bütün varlık ve zamanın içinde kaybolduğu “Karadelikler” anlamını taşırlar. Bazen de yokluk âleminden varlık âlemine açılan kapı işlevini görürler. Bu yüzen bazen bir galaksiyi andırırlar. Bazen de esrarengiz bir dünyadan varlık dünyasına çıkışı simgeleyen “Zaman kapıları” olurlar. İşte saat güzelleri, her biri ayrı bir anlamın ve işlevin taşıyıcıları olurlar…
 
Bir anlamda saat güzelleri İslam sanatının non figüratif (Canlıların resmedilmemesi) ve abstrait (Soyut) karakterini yansıtan çok anlamlı eserlerdir. Anlamlarını insanla bütünleşerek kazanmalarını sağlar bu özellikleri onlara. İnsanlar ve dünyaları zenginleştikçe, mükemmele yaklaştıkça saat güzellerinin de anlamları, tasarımları zenginlik kazanırlar. Bazen zarif bir duygunun, sevginin kristalize olmuş damlacıklarıdırlar. Zarif ve soylu bir biçime bürünmüşlerdir. Fanus içindeki dünyaları en iyiye, en güzele doğru dönmektedir. Zarf kordonları artık kalplerin arasında bir köprüdür. Tıpkı varlık ile yokluğun arasında bir geçiş köprüsü, varlıkların bütünsel döngüleri için visal köprüleri olduğu gibi. 
 
Bazılarında zamanın güzelliklerine uyum, genel zarafetle bütünleşme olduğu gibi bazılarında da meydan okuyucu bir nitelik göze çarpar. Güçlü kişiliklerin bileklerinde zamana hâkim olmanın ruhunu simgelerler. O simgeler ki, yaşantımızın her anına yön ve biçim vermemize katkı sağlarlar. Yaşantımızın her anının bilincine varmamız onlarla mümkün olur. Onlar sadece bileklerimizde değil, çağdaş giyim, kuşam, iş ve kültür kompozisyonumuzun merkezinde göz alıcı bir halde dururlar. Sahip olduklarımızı tamamlarlar. Sahip olmak istediklerimizi maddi çerçevede ilan ederler, açığa vururlar.
 
Saat güzelleri yaşamlarını özel anlamlar ve simgelerle zenginleştirmek isteyen zarif ruhlu özgün kişilikleri güzel saatlerin muhteşem dünyasına davet ediyorlar. Zamanın bilincine varmak, ruhunu kazanmak, zarif renkleri yakalamak için bu daveti kaçırmayın.
 

________________________________________

ROTAP- banner-

 

BIR YORUM YAZIN

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir