Zarafet Sanatının Zarif Saatleri

MEHMET ALİ BAL

MEHMET ALİ BAL
Zarafet Sanatının Zarif Saatleri
 
Şüphesiz sanatın en temel işlevi soyutlamadır, yani tabiatın soyutlanmasıdır. Üstat Sezai Karakoç’un o yalın üslubuyla ifade ettiği üzere sanatçı önce tabiatın bir parçasını tabiatın bütününden koparır.  O kopardığı parça sanatçının dünyasında artık tabii halinin çok ötesinde bambaşka bir mahiyete dönüşür. Ardından da eser veya şaheser çıkar ortaya… İşte sanatçının dünyasındaki bu metafizik yetenek bazen insanı aşan iddialara da kaynaklık etmektedir. Ressam yeryüzündeki renkleri doğadaki ortamından bağımsızlaştırdığı ölçüde başarılı olur. Şair hissiyatını soyut ve apayrı bir dünyaya dökebildiği ölçüde şiirini yazar…
 
Soyutlama ile saatin ne ilgisi var diyeceksiniz. Öylesine var ki! İlk önceleri saat mekaniği bir nevi zamanın ritimlerde somutlaştırılmış biçimiydi. Ancak, zamanla anlaşıldı ki, her tik tak başka açıdan da soyutlama demek. Hem de en yalın haliyle bir soyutlama… Saat dediğimiz, saniye ve salise dediğimiz küçük zaman parçacıkları adeta saatin dilinden dökülen zaman damlacıklarıdır…
 
Bu damlacıklar ki, zamanın hem içinde akan ritimler hem de zamanın ötesinde beliren soyut periyotlardır. Bence insanoğlunun, uygarlığın gelişiminde zamanın farkında olma, zamanı anlamlı ve biçimli sayısal değerlere doğru soyutlayabilme önemli bir kilometre taşıdır. Zaman şuuru olmaksızın nasıl yaşamımıza yön ve biçim verebilirdik ki? 
 
Gerçekten de günümüzde gelişmişliğin önemli ölçülerinden biridir sürat farkı… Sürat farkı bazen tabiatın insan varlığını zorlayıcı hususiyetlerini yok eder… Zaman şuuru mekânın ve hayatın anlamını resimler adeta…
 
Sanatın soyutlama aşamasından sonra gelen diğer önemli aşaması ise soyut değerlerin ve estetiğin somutlaştırılmasıdır. Bazen bakarsınız bir kalp bir iki mısraa dökülüvermiş; bir mana taştan heykellere sinivermiştir. “Soyutlama” sanatın metafizik anne rahmi gibi görülürse “Somutlaştırma” da bir doğum sürecidir. Yaratma sürecidir…
 
Modern çağların sürat kazanan zamanını ondan da hızlı soyutlama cehdi taşıyan saatler var. Günümüzün üstün vasıflı insanına zamanla yarışma ve zamanın hızıyla uyum sağlama yollarını arayan saatler var. Bu saatlerde zamanın en iyi ifadesini oluşturan tasarımlar tercih ediliyor. Hatta bu yönde yeni tasarım çabalarına girişiliyor. Zamanın hiçbir damlası zayi edilmeden mekanik ve biçimsel verilere dönüştürülüyor.
 
Bununla da yetinilmiyor, özellikle somutlaştırma aşamasında en zarif en modern ve en cazip tasarımlar aranıyor seçkin saat kullanıcıları için. Bu saatlerin iç yüzü ne denli ince tasarlanmış ve islenmişse, dış yüzü de o denli uyumlu bir şekilde zarifçe tasarlanıyor.
 
Daha da önemlisi bu saatler; kullanımına dair seçkin ve zarif bir sanat ve kültürü de hissetmek, yaşamak, inşa etmek gibi nitelikli bir yaşam kültürü ve prosesin içine davet ediyor hepimizi. Zarafetin sanat ve kültürünü yaymak zarif saatler üretmek kadar önemli elbette.
 
Nasıl önemli olmasın ki? Zamanının değerini bilen seçkin saat kullanıcılarının her biri aslında ayrıcalıklı ve asil yaşantılardan süzülerek geliyorlar. Sürekli bileklerinde taşıdıkları yaşam damlacıklarının sayaçlarının da farklılığını, kültürel atıflarını, sanat değerlerini bilmek ve yaşamak en doğal haklarıdır.
 
“Tik tak tik tak akıyor gece ve gündüz,
Bir yüzü Ehriman diğer yüzü Hürmüz”.
 
 Zamanın soyut dünyası beliriyor gözlerimizin önünde, değil mi?
Geniş ve bereketli zamanlarınız olsun dostlar.
 

________________________________________

ROTAP- banner-

 

BIR YORUM YAZIN

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir