İnsan: Damlanın Anksiyetesi

MAHMUT GÜRBÜZ
İnsan: Damlanın Anksiyetesi
 
Deryada Bir Damla
 
-Kimim ben,
Ve trajedim nerede başladı?
Diye sordu gerçeğe, Damla.
-Her trajedi bir unutuşla başlar.
Dedi gerçek.
-Sen Derya olduğunu hatırla!
Diye ekledi sonra.
 
İnsan kâinat içinde yalnızlık icat eden bir hasta… Yalnız olan korkar, korku yanlış sorular üretir durur.
 
Var olmayı doğum- ölüm paranteziyle anlamaya çalışmak büyük anksiyete kaynağı. Doğarak oldum ve ölerek ne olacağım?
Ah şu sorular… Sorular… Yanlış sorular… 
 
Rahmet
 
Çok zaman oldu
Ensemi yağmura tutmayalı
Yanlış mevsimin yağmuru
Yanlış yağar; biliyorum.
Bulutlar boşaltıyor
İrinden şarabını; içiyorum.
Çıkınımda biriken
Varoluş sıkıntısı…
 
Çok zaman oldu
Ensemi yağmura tutmayalı.
Doğru mevsimin yağmuru
Doğru yağar; biliyorum.
Bulutlar boşaltıyor
Tütsüden şarabını; içiyorum.
Çıkınımda biriken
Varoluş hazzı
 
Zamansa hep fısıldar usulca:
-Bir adım da sabırdır benim
Kulak verebilirsen tınıma;
Doğru yağmurlar
Barındırırım rahmimde;
Ve de yanlış yağmurlar…
 
Evet, insan başa dönmeli ve varlığı anlamlandırdığında hastalığını anlayıp ondan kurtulma fırsatına kavuşacak… İnsanı varlığın diğer formlarına karşı kibirli hale getiren bir hastalığı var.: Bilince evrilen noktadan sonra varlığın insan formu şizofrenleşmiştir. Kendi için varlıktan bağımsız bir ben icat etmiştir. Anksiyetenin temel nedeni varlığa olan bu yabancılaşma… Pozitif marjinaller ( Mistikler) bu dünyada iyileşerek varlık bilincinin hazzını yaşarlar. (İnsan dışı varlık formlarının bu imkânı yoktur…) Ölerek hepimiz iyileşip eşitleniriz…
 
Kendinizi yaşarken iyileştirmek mi istiyorsunuz; kendinizi sanata güzele daha çok muhatap etmelisiniz…
 
Nedir güzel; doğa, iyi bir dize, bir melodi, iyi ahlaklı biri, belki de bir yüz…
Ne kadar güzele sığınmak; o kadar aşkın lezzet… O kadar iyileşmek…
 
Nedir; sanata, güzele, aşka/sevgiye muhatap olmak…?
"Güzel gören, güzel düşünür; güzel düşünen hayatından lezzet alır…"
 
Diyeceğim/ hissettiğim, mistiklerin tecrübeleriyle bize ima ettiklerini, bilim daha sağlam temellerle anlatabilecek ilerde…
Filozofların çok önceden ima ettiklerini bilimin sonradan bize kanıtlarıyla sunması gibi…
 
Dalgalandı dünyam
Ben kimdir, öteki kim?
Ötelerden bir ses geldi
– Ben bir yanılsamadır
  Öteki ise vehim…
 
Ey çokluktaki birlik
Ey birlikteki çokluk
Unuttuk senin biz olan hallerini.
Üfle ruhlarımıza
Bizi barıştıracak sözleri
Sen olan renklerimizle…
İnsan: Damlanın Anksiyetesi
 

BIR YORUM YAZIN

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir