Murat Cemcir Sanat Hayatını Anlattı

Sinema Oyuncusu
Murat Cemcir
Sanat Hayatını
Anlattı
 
"Çalgı Çengi", "Yeraltı", "Düğün Dernek" ve "Ahlat Ağacı" filmlerinde rol alan sinema oyuncusu Murat Cemcir sanat hayatını anlattı.
 
Murat Cemcir, neşeli, mutlu ve heyecanlı bir çocukluk geçirdiğini belirterek, "Zaten sosyal bir çocuk olduğum için de çok sevilirdim." diye konuştu.
 
Cemcir, henüz bebekken dahi sosyal biri olduğunu dile getirdi:
 
"Tek sütannem yok mesela. 4 sütannem var. Apartman kültürüne öyle adapte olmuşum ben. O yüzden böyle geniş bir arkadaş çevrem oluştu. Sokakta top oynarken, Japon kale maç yaparken, tek başına oynanacak oyunlardan ziyade daha kalabalıklarla oynanacak oyunları tercih ettim."
 
Oyuncu Cemcir, aile ve akraba ilişkilerinin samimi ve içten olduğuna vurgu yaparak, "Baba tarafı daha mutaassıp, mütedeyyin. Anne tarafı daha demokrat. Dolayısıyla böyle iki tarafım söz konusu. Eğitim hayatınızda da bilgiler gelmeye başlayınca bazı şeyleri idrak etmeye başlıyor, iyice sindiriyorsunuz. Bu yüzden çok iyi bir aile terbiyesi aldığımı düşünüyorum." dedi.
 
"Taşralı mizahını, taşralı yapacak tabii. Başka kimse yapamaz"
 
Cemcir, Çocukluk döneminde dünyanın daha temiz olduğunu belirtti. O günlerde ticaretten, aile hayatı ve ilişkilere kadar her anlamda farklılıklar olduğuna dikkat çekti:
 
"Mesela 'Sebahat Teyzenlere git, akşam onlara misafirliğe geleceğimizi söyle.' derdi annem. 'Sebahat Teyze, akşam annemler size misafirliğe gelecekler'. 'Yok, yarın gelin'. 'Sebahat Teyze, annem bu akşam olması gerektiğini söyledi'. Böyle geçti çocukluğumuz. Komşulara giderdik. Ben orada şakalar, taklitler yapardım. Siyasileri taklit ederdim. Mukallittim mesela o dönem hani. Akrabalarla ilişkilerimiz de çok iyidir. Üçüncü kuşak kuzenlerimle falan görüşürüz. Sıcakkanlıyız, Cemcirler sıcakkanlıdırlar."
 
Cemcir, mMemleketi Tokat'tan sinema geçiş hikâyesini mizahi bir dille aktardı. İlk geldiğinde İstanbul'un gözüne çok büyük bir şehir gibi göründüğünü söyledi: "Taşradan sinema endüstrisine nasıl geldim? Otobüsle geldim. Harem'de indim. Ondan sonra böyle bir baktım güzel bir şehir. Sonra tekrardan bindim. İstanbul'u hiç bilmediğim için Esenler'e gittim, Esenler'de indim. Halbuki inmem gereken yer Harem'miş. Sonra Harem'le Esenler arası bana sanki böyle İran'la Rusya arası kadar, hani, o kadar uzak geldi." dedi.
 
Murat Cemcir, "taşra ağzını taklit eden oyuncular" yerine bizzat o dili yaşayanların Türk sinemasında yer almaya başladığını söyledi. Böylece hikâyede sahiciliğin arttığını vurguladı:
 
"Taşralı yapacak tabii. Kim yapacak? Sadece sinemada değil hayatın her alanında Anadolulular olacaktır. Mesela Recep Tayyip Erdoğan nereli? Rizeli. Mesut Yılmaz, Turgut Özal, Atatürk, Ahmet Necdet Sezer. Anadolu'dan çıkacak tabii. Taşralıların bu işi yapmasını garip bulanlar da bana garip geliyor mesela. Biz yapacağız abi. Başka kimse yapamaz mizahı. Çünkü biz o peynirin fiyatını biliyoruz."
 
"Dünya'da en çok satan film kardeşlik hikâyesi"
 
Başarılı oyuncu, rol aldığı filmlerde aile temasını özellikle işlediklerini aktardı: "Kutsal kitaplarda bile öyledir. Önce birey, birey olduktan sonra aile, aile olduktan sonra toplum olur." dedi.
 
Cemcir, hayatın sırrının bireyi ve aileyi anlamak olduğunun altını çizdi:
 
"Fedakârlık gerektirir çünkü ailede kayıtsız şartsız bir fedakârlık vardır. Biz de hikâyelerimizde bunu anlatmayı seviyoruz. Hayat, istediğiniz şeyi çok isteyip istemediğinizi anlamak için en istemediğiniz anlarda en istemediğiniz şeyleri verir. O gibi durumlardan da büyük krizlerden de aileyle, fedakârlıkla, dostlukla, kardeşlikle çıkarsınız. Başka türlü çıkamazsınız. Yüzüklerin Efendisi, yüzüklerin kardeşliğidir mesela. Yani dünyada en çok satılan film kardeşlik hikâyesi."
 
Cemcir, Nuri Bilge Ceylan'ın son filmi Ahlat Ağacı’nda canlandırdığı "İdris" rolüyle aldığı ödüllerden mutlu olduğunu da aktardı. Özellikle de Tribeca Film Festivali'nin internet sitesinde "En İyi 12 Erkek Oyuncu Performansı" listesinde yer almaktan gurur duyduğunu söyledi.
 
"Nuri Bilge Ceylan'dan çok şey öğrendim"
 
Cemcir, Nuri Bilge Ceylan'la çalışmanın kendisi için önemine değindi:
 
"Ben ondan çok şey öğrendim. Onun da benden öğrendiği çok şey olduğunu düşünüyorum. Mesela neyi yapamadığını ya da neyi yapabildiğini gördüm, çünkü bu deneyim yani karşılıklı. Sen bir mahalleye gider yerleşir, alt komşunu, üst komşunu tanırsın. Oradaki habitatta nasıl durman gerektiğini bilirsin. Oyunculukta öyle bir şey. Yani bir sete girersin. Oradaki yönetmen ve oyuncuların içerisinde var olma mücadelesi verirsin. İyi var olabiliyorsan ve nefes alabiliyorsan da başarılı olursun. Bu anlamda benim için pek de yeni bir şey olmadı. Selçuk Aydemir de aynı çalışıyor. Yani Bilge ile Selçuk'un arasında fark yok."
 
Murat Cemcir, "Baba Parası" adlı yeni filmin ön hazırlıklarına başladıklarını anlattı: "Bayramdan sonra sete çıkacağız. Ahmet Kural, Murat Cemcir, Rasim Öztekin birlikte, güzel tatlı bir düğün dernek kastıyla yapıyoruz. 1 Ocak 2020'de vizyona çıkacak. Selçuk Aydemir'in 'Mahalle'den Arkadaşlar' adlı romanının film uyarlaması. Bu seneyi böyle iki filmle geçiriyoruz uzan zamandır bizi bekleyen seyircilerimizi mutlu edeceğiz." dedi.
 
Cemcir, oyunculuğun yanında 2016'da Necati Kocabay ile "TR 40 33" adlı yapım şirketini kurduklarını söyledi. Arzulu, istekli, hırsları ve hayalleri olan bir karakter olduğunun altını çizerek, "Bazıları oyun oynar, top oynar, film çeker. Bazıları oyuna ilham verir. Biz oyuna ilham veren tarafta olmak istedik. Aynı zamanda insanlara da ilham verelim, başkaları da yapsın, çoğalalım istiyoruz." dedi.
 
 

BIR YORUM YAZIN

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir