Organize Kötülüğe Karşı Organize İyilik

SELAHATTİN YILDIZ Organize Kötülüğe Karşı Organize İyilik

SELAHATTİN YILDIZ
Organize Kötülüğe Karşı Organize İyilik
 
Dünyayı çepeçevre saran olumsuz enerjinin yayıldığı atmosferimizde rahat nefes almak her geçen gün daha da zorlaşıyor. Farkındayız her şeyin ve takatimiz yetmiyor olup bitene. Enerjimiz düşüyor her geçen gün. Dünyanın maddi ve manevi kiri ruhsal ve bedensel olarak ondan uzaklaştıramıyor bizi.
 
Hayat olağan hızıyla devam ediyor. Bütün gezegenler kendi olağan hızıyla dönerken, evren, doğal genişlemesine devam ediyor. Yaşadığımız bu toprak parçasında yaşam entübe edilmiş şekliyle bu döngünün bir parçası olarak direnişiyle varlığını sürdürüyor. Ekolojik denge kendi özel mecrasında türlerin devam etmesine katkı sağlıyor.
 
İnsan bu dengeler bütününde varlığını devam ettirmek zorunda. Kendi özel hayatını insani bir formatta yürütmeye çalışırken kendi dışında gelişen etkenlere karşı koyamıyor. Programlanmış bir yaşamın içinde fert olarak öz varlığını korumak zorunda. Çoğumuz maalesef bu koruma kalkanını oluşturamıyor.
 
Direk ve dolaylı bir şekilde yaşamın ana damarlarına nüfuz etmiş bu komplike yapı oyun kurucuların pasörlüğünde topu ayağımıza yuvarlıyor. Bu pas kapitalizmin üretimle atmosfere yaydığı zararlı gazların oluşumuyla ciğerimize kadar misafir oluyor. Diğer yandan gelen pas ürünlerin bozulmasıyla yiyip içtiğimiz birçok şeye karışarak fıtratı bozacak hale geliyor. Dayatılmış ve özendirilmiş yaşam şekilleriyle de doğası dışında harekete zorlanan insan depresif hale geliyor.
 
En hazin olanı ise pasörlerin gönderdiği en iğrenç pas, kaos ve savaş. Bu paslar şimdi Gazze'ye bomba olarak düşüyor ve savaşla hiçbir ilgisi olmayan günlük yaşantısına tüm dünya insanları gibi devam etmek isteyen masumların evine, ocağına ve maalesef kucağına düşüyor. İnsanlar tüm dünyanın gözü önünde daha evvel görülmemiş bir insanlık dramıyla karşı karşıya kalıyor. Dahası ise ölümler, tecavüzler ve yerinden yurdundan edilmeler.
 
İçinde insani özelikleri ölmemiş azınlık gruplar, dünyayı çepeçevre sarmış bu organizeli kötülüğe karşı ses çıkarmaya çalışıyor. Organize kötülük, kötülüğü dillendiren herkese sırtlan dişlerini göstererek püskürtmeye çalışıyor. Hayatın her alanına yayılmış bu organize kötülük, dünya insanını biyolojik, psikolojik ve sonunda ise hayat damarını durdurmaya varacak şekilde yaşam hakkını elinden alıyor.
 
Akşam olunca karanlıkta kalmamak için nasıl ki her fert düğmeye basarak kendi alanını ışıtmaya çalıyorsa, karanlığı dünyaya yaymaya çalışanlara sessiz kalan her bir birey, içindeki görünmeyen karanlığa karşı da düğmeye basmalı. Bizi insanilikten uzaklaştıran ne varsa ona karşı tavır alıp gelecekte bizlere kadar ulaşacak olan bu organize kötülüğe karşı gardımızı almalıyız. İyiliğin sesi yükselmedikçe kötülük daha çok şımaracak.
 
Ümitli olmak zorundayız. Bugün ümidi kaybetmek yarın bizi insan gibi yaşamaktan edecektir. Çünkü organize olmuş kötülük şeytanla iş tutup insanlığı buhrana sürüklüyor. İnancımıza sarılıp insanlığımızı koruyarak dünyadaki varlık sebebimizi de hatırlayarak bu tuzaklardan kurtulabiliriz. Her birimiz için bu ihmal edilmemesi gereken bir ödevdir. Bunun adı ise organize kötülüğe karşı organize iyilik seferberliği olmalı.
 
 

BIR YORUM YAZIN

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir