Nafi İsm-i Celili

MEHMET ALİ BAL
Nafi İsm-i Celili
 
“En-Nafi”  İsm-i Cemili “Devamlı olarak bütün yaratılmışlar için fayda veren şeyleri yaratan, hayır ve fayda sağlayan, yaratıklarının faydalanmasını mümkün kılan, dilediğine fayda veren dilemediğine ise hiç̧ kimsenin fayda veremediği” anlamlarına gelmektedir.
 
Bu İsm-i Cemilin en mühim işaret ettiği manalar; “Nimet olarak size ulaşan ne varsa, Allah’tandır, sonra size bir zarar dokunduğunda (yine) ancak O’na yalvarmaktasınız” (Nahl/53) ve “Şayet Allah sana bir zarar dokunduracak olursa, O’ndan başka bunu giderecek yoktur. Sana bir iyilik dokunduracak olursa da O, her şeye güç̧ yetirendir” (Enam/17) ayetleriyle bildirilmiştir. Bu da bütün diğer Esma-ül Hüsna’nın tetebbuunda gördüğümüz gibi her şeyden önce Tevhid-i Uluhiyet akidesinin vurgulanmasıdır.” Nafi” İsm-i Cemilinde de ilk görmemiz gereken nirengi noktası “Tevhit Akidesidir”. İsimler ilk önce tavsif ve tarif ettikleri Yegâne Zat-ı Zülcelal’e (cc) işaret ederler. Sonra da kendi manalarını ifade ederler. Bu yüzdendir ki, negatif ve ret veçhesiyle Kuran’da “Allah’tan başka sana fayda ve zarar vermeyen şeylere dua etme. Bundan sonra eğer öyle yaparsan, o zaman sen mutlaka zalimlerden olursun” (Yunus/106) buyurulmuştur.
 
Bu cümleden olarak; Allah (cc) bütün kâinatı mahlûkatına yararlı bir şekilde yaratmıştır, hem de mahlûkatını yarattığı nimetlerden faydalanabilir fıtratta ve kabiliyette yaratmıştır.
 
“Nafi” İsm-i Cemilinin tecellileri ve tezahürleri Kuran-ı Kerim’de o kadar çok ayet ile anlatılmıştır ki, hatta bazı sureler baştanbaşa “Nafi” İsminin tecellilerini içermektedirler. Rahman Sureleri ve Nebe Surelerinin ekser ayetleri tamamıyla “Nafi” isminin tecellileriyle serapa doludurlar. Bu yüzden, ilgili ayetlerin tamamını bir yazı içinde zikretmek neredeyse imkânsızdır. Bu yüzden biz sadece bazı örnekler vermek nev’inden sınırlı atıflar yapacağız.
 
Şunu ifade edelim ki, “Nafi” İsminin tecellileri gerçek, somut, gündelik, hayati tecellilerdir. En sıradan insanın anlayabileceği kadar yalındır. Allah (cc) halk ederken, bütün varlığı nasıl da insanın hizmetine faydalı bir şekilde yarattığını basit bir üslupla anlatır:
“Ve muhakkak ki hayvanlarda, sizin için ibret vardır. Onların karınlarındaki şeyden size içiririz. Ve onda, sizin için çok menfaatler (Faydalar) vardır ve ondan yersiniz” (Müminun/21). “Ve geceyi, size libas (örtü̈) yapan ve uykuyu dinlenme zamanı kılan, O’dur. Ve gündüzü̈ (de) yayılma (çalışma) zamanı yaptı” (Furkan/37). “Ve rüzgârı, müjdeleyici olarak rahmetinin önünde gönderen, O’dur. Ve Biz, semadan tertemiz su indirdik” (Furkan/ 48). “Biz yeryüzünü̈ bir beşik yapmadık mı?/ Dağları da birer kazık kılmadık mı?/ Sizleri çift çift yarattık./ Uykunuzu bir dinlenme yaptık./ Geceyi bir örtü̈ yaptık./ Gündüzü̈ de bir geçim zamanı yaptık./ Üstünüze yedi sağlam bina (Gök) çattık./ İçlerine ışık saçan bir kandil astık./ Yoğunlaşmış̧ bulutlardan şarıl şarıl bir su indirdik./ Onunla taneler ve otlar çıkaralım diye./ Ve sarmaş̧ dolaş̧ bağlar bahçeler (Çıkaralım diye)” (Nebe/6-16). “O’dur ki rüzgârları rahmetinin önünde müjdeci gönderdi ve ölü bir ülkeyi diriltmeniz ve yarattığımız davarları sulamanız için gökten tertemiz su indirdi” (Furkan/48, 49).
Gökten indirilenler arasında bizim yer altı madeni olan demir vardır. Bazı müfessirlerin deyimiyle Allah (cc) “Demir madenini de size hazinemden veriyorum manasında “Demiri indirdik” tabiriyle hükmetmiştir: “Andolsun ki resullerimizi beyinlerle (Açık delillerle, ispat vasıtaları ile) gönderdik. Ve onlar ile beraber kitabı ve mizanı indirdik ki insanlar arasında adaletle hükmetsinler diye. Ve içinde kuvvetli sertlik bulunan demiri indirdik. Ve onda insanlar için pek çok menfaatler (Faydalar) vardır. Ve (Bu), gaipte (Görmeden) kendisine ve resullerine yardım edecek olan kimseleri, Allah’ın bilmesi (Belli etmesi) içindir. Muhakkak ki Allah; Kavi’dir (Güçlüdür, kuvvetlidir), Aziz’dir” (Hadid/25). Belki de bütün nimetlerin sayıldığı ayetlerin sonundaki hüküm cümlelerinden birini okuruz. Bu şükre davettir: “Ve onlarda, kendileri için (Birçok) menfaatler (Yararlar) ve içecek şeyler (Süt) vardır. Hâlâ şükretmezler mi?” (Yasin/73).
 
İnsanlar ve cinler için yaratmış̧ olduğu nimetleri yüksek bir sanat ve cezaletle ve muhteşem bir üslupla tadat eden Rahman Suresinin ilgili ayetlerine bakalım.
“Rahman (Çok merhametli olan Allah)/ Kuran’ı öğretti/ İnsanı yarattı/ Ona beyanı öğretti/ Güneş̧ de ay da bir hesap iledir/ Bitkiler ve ağaçlar secde etmektedirler/ Göğü yükseltti ve mizanı koydu” (Rahman/1-7). Ve takiben “(Allah) Yeri mahlûkat için aşağıya koydu/ Orada meyvalar ve salkımlı hurma ağaçları vardır/ Yapraklı taneler ve hoş̧ kokulu bitkiler vardır/ Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?” (Rahman/10-13). “(Denizlerin) ikisinden de inci ve mercan çıkar/ Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?/ Denizde koca dağlar gibi yükselen gemiler de O’nundur. ” (Rahman/22-24). “Göklerde ve yerde bulunanlar O’ndan isterler, O her gün yeni bir iştedir” (Rahman/29).
Allah (cc) nimetlerini sayarken hüküm cümleleriyle kullarından şükretmelerini, ibret almalarını istemektedir. “Şüphesiz göklerde ve yerde müminler için birçok ayetler vardır./ Sizin yaratılışınızda ve çeşitli canları yeryüzüne yaymasında kesin olarak inanan kimseler için ibretler vardır./ Gece ve gündüzün değişmesinde ve Allah’ın gökten bir rızık sebebi (Vesilesi) olan yağmuru indirip de onunla yeryüzünü̈ ölümünden sonra diriltmesinde ve rüzgârları yönlendirmesinde aklını kullanan bir topluluk için nice deliller vardır” (Casiye/3-5).
 
Bazen de Allah (cc) yaratma ile faydalı kılmayı temyiz eder: “Onların (Bitkilerin) hepsinden çiftler (Dişi ve erkek olarak) yaratan O’dur. Sizin için gemilerden ve hayvanlardan bineceğiniz şeyler kıldı” ( Zuhruf/12). “Ve onda (Hayvanlarda) sizin için menfaatler (Faydalar) vardır. Ve onun üzerinde, gönüllerinizdeki hacetlere (Gideceğiniz yerlere) ulaşmanız için. Onların (Hayvanların) ve gemilerin üzerinde taşınırsınız” (Mümin/80). “O Allah ki, içinde gemileri O’nun emriyle yüzdürmeniz için denizi size muahhar (Emre amade) kıldı. Ve O’nun fazlından istemeniz için. Umulur ki, böylece siz şükredersiniz. / Ve göklerde ve yerde olanların hepsini kendinden (Bir lütuf olarak) size muahhar (Emre amade) kıldı. Muhakkak ki bunda, tefekkür eden bir kavim için mutlaka ayetler (İbretler) vardır” (Casiye/12,13).
 
Nahl Suresinde ise bizim günlük hayatımızın içinde faydalandığımız, gözümüzün önünde olup da üzerinde çok az düşündüğümüz ve Hakiki Sahibine (cc) vermediğimiz birçok hususu zikreder. Nimet ve faydaları saymaya başlamadan önce de “… Benden başka hiçbir ilah yoktur. Ancak Benden korkun” (Nahl/2) buyurarak bütün akıl ve şuur sahibi varlıklarını Tevhide davet ediyor. Sonra nimetler saylıyor:
“Hayvanları da O yarattı. Onlarda sizi ısıtacak şeyler ve birçok faydalar vardır. Ve siz onlardan bir kısmını da yersiniz” (Nahl/5). “hem kendilerine binesiniz hem de ziynet olsun diye atları, katırları ve merkepleri yarattı. Ve u anda bilemeyeceğiniz nice şeyler yaratacak” (Nahl/8). “Sizin için gökten su indiren O’dur. İçecek su O’ndandır. Hayvanlarınızı otlattığınız bitkiler de o su ile yetiştir./ Allah sizin için o su ile ekin, zeytin, hurmalıklar, üzümler ve her çeşit meyveleri bitirir. Şüphesiz ki bunda düşünecek bir topluluk için büyük ibretler vardır./ Yeryüzünde sizin için yarattığı değişik renklerdeki şeyleri de sizin hizmetinize sunmuştur. Elbette bunda öğüt veren kimseler için bir ibret vardır./ Yine denizden taze et (Balık) yiyesiniz ve ondan takındığınız süs eşyası çıkarasınız diye, denizi emrinize veren Allah’tır.
Gemilerin denizde suyu yararak gittiklerini görüyorsun. Lütfundan rızık aramanız ve şükretmeniz için Allah böyle yapmıştır./ Allah yeryüzü̈ sizi sarsmasın diye sabit dağlar yerleştirdi. Yolunuzu bulmanız için nehirler ve yollar yarattı./ Daha birçok alametler yarattı. İnsanlar geceleyin de Allah’ın yarattığı yıldızlarla yönlerini bulurlar” (Nahl/10- 16). Bu nimetler ve faydalı şeyler o kadar çoktur ki : “Hâlbuki Allah’ın nimetlerini teker teker saymaya kalkışsanız, onları sayamazsınız. Muhakkak ki Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhametlidir” (Nahl/18). Bütün bunlardan sonra, bu faydalı nimetlerin yaratılmasını Allah’tan başka yalancı ilahlara, hiçbir kudreti olmayan putlara ve vehmi güçlere vermek mümkün müdür? Allah (cc) da böyle yapanların ne kadar zavallı ve gülünç̧ duruma düştüklerini açık ifadelerle anlatmaktadır.
Nahl Suresinde zikredilen nimet ve faydalı hayvanların, araçların günümüzdeki muadillerini düşünerek de bu ayetlerin mana ve maksatlarını düşünebiliriz. Kuran umuma hitap ettiği için üslubu geneldir, ancak havassa ve cağlar ötesindeki hallere de hitap edecek bir mahiyeti vardır. Doğrusunu Allah (cc) bilir ancak, bu ayetlerdeki nimetlerin karşılıklarını günümüzde bularak tefekkür etmek de fayda vardır.
Bu kısma kadar zikrettiğimiz ayetlerin tefekküründe yer alacak hüküm cümlelerinden biri olan şu ayete kulak verelim: “ Ve hiçbir şey yaratamayan ve kendileri yaratılmış̧ olan, kendilerine fayda ve zarar vermeye malik olmayan, O’ndan (Allah’tan) başka ilahlar edindiler. Ve (Onlar), öldürmeye, hayat vermeye ve nuşura (Yeniden diriltmeye) malik değillerdir”. (Furkan/3).
 
Diğer yandan Allah (cc) sadece faydalı şeyleri ve türlü̈ türlü̈ nimetleri yaratmanın ötesinde kâinatta öyle bir nizam kurmuştur ki, nimet ile ihtiyaç̧ sahibi, nimet ile nimetlendirilen, fayda ile faydayı bekleyen erişilebilir uzaklıkta ve birbirini tamamlayan bir ekosistem içinde var edilmiştir. Bugün ihtiyacımız olan yiyecekleri başka bir gezegenden temin etmemiz mecburiyetini düşünebiliyor musunuz? Ya da en basitinden elma kurdunun çölde yaratılmış̧ olması ne derece garabet olurdu değil mi? Okyanusların dibindeki bütünleşik canlılar sistemini hayal edelim. Sayısız deniz canlısı birbirini yiyerek beslenmekte ancak türler tükenmemektedir. Sayısız deniz canlısından kaynaklanan artıklar olmakta ancak okyanuslar içinde son derece etkili bir temizlik sistemi işlemektedir. İşte Allah (cc) yarattığı âlemde böylece eksiksiz kusursuz, mükemmel bir tasarrufta bulunmaktadır:
“Bir failin measiridir cümle hadisat
Ne iktiza-yı çerh ne hükm-i zamanedir.
Sübhane men tahayyera fi sun’ihil ukul
Sübhane men bi kudretihi ya’cizu’l fuhul” (Ziya Paşa)
 
Ya Nafi Ya Darr Ya Rabbü-l Âlemin! Bizleri esmanın hakikatini künhüyle idrak etmeyi nasip et. Darlık ve zorluk zamanlarının birbirine tezat karışıklıklarını ve tegayyürlerini “Nafi” İsm-i Cemilinin tecellisiyle bir hayır nizamına ve yeniden dirilmeye tebdil eyle. Bizleri “Nafi” İsm-i Cemilinin tecellileri iktizasıyla yaşat; abes iş yapmaktan, boş şeylerle meşgul olmaktan muhafaza buyur. Bizlerin düşünce, fikir ve amellerini de Tevhit Akidesi etrafında cem eyle. Âmin Ya “Nafi” Ya “Darr”.
 
 
ROTAP- banner-

BIR YORUM YAZIN

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir