Yağmurun O’Kulu

HAYRETTİN TAYLAN Yağmurun O’Kulu

HAYRETTİN TAYLAN
Yağmurun O’Kulu
 
belki, hiçbir ressamın  çizemediği gözyaşlarında yıkanan sevi bebeğiyim
belki, nil gibi dil gibi can gibi dem gibi akıyordun
ben yazayım bari
belki, tecellinin telinde çalınırız
belki, kaderin selinde durulanırız
 
belki, vebalin gözlerinde tüter kavuşmak
belki, içimde geçenler, içinde geçenlere karışan mezopotamya olur
belki, veda ettiğin dünün düğününde oynar anılar
belki, bir fıskiye vurduğun görmezden gelişim akar
belki, anlaşılmamanın ölümcül sözlüğünde anlarsın beni
 
belki, yorulmuş şiirde yeniden şir olarak içerim gönül şirini
belki, sabah uykusu gibi utkumu, ufkumu ,ruhumu zorlayan sen uyanır içimde
belki, vidası gevşemiş vedadan düşer ,düşlerim, seni düşünüşlerim
belki, hiç hayal edilmemiş bir hayalin şehrinden gelirim kendime
belki, hiç yazılmamış bir sözün içinden çıkar içim ve fecrim
belki, kırık kalbinin arasında yuva yapmış bülbülüm kuluçkaya yatar
belki, ben’ler, ben’ler uçar aşka
 
belki, şakağından vurulmuş umudun yâr bandı olursun
belki şafağından geçilmiş kara gündüzün beyaz gecesi olursun
belki dimağından beslenmiş aşkın telmihlerine sarılır hüsnün
belki, alıştığım yenilmelerin yitik uçurumunda tutarsın acıyanlarımı
belki, kırığın olarak kaldığım kalbi kırık dünyanın ucunda kalırım bir güne
 
belki, kefenleyip mumyaladığım  sensizliğin sırrının surları yıkılır
belki, seni gömdüğüm ve sana gömüldüğüm tutku gömüsünde bulurum ben’i
belki, zincire vurulmuş sana vurgunluğumun zincirini koparır sevmek
belki, seni kırmamak için içime attığım sözler yamalar aramızı
belki, biriktirdiğim hasretin dilinde okunur kavuşmalarımız
belki, kimseye diyemediğim hislerimin sisleri arasında görünür nemli gözlerin
belki, yokluğumda bebek eline dönüşen elini tutar el’azizliğim
 
belki, sen okyanus gibi taşarken,
ben afrika’da kemikleri gözüken ve susuz ve sensizim
belki, yalanların morluğu arasında pembe dizileri aşarak seven oluruz
belki, yağmuru kıskandıran gözyaşlarından sonra ağlamayı büyüleriz
belki, yağmurun okuluna gideriz
belki, yoksul nadaslara uğrarız
belki, severiz
belki, sevmek de sever bizi
 
belki, babamın ilk sevgisi gibi ilklere ilikleniriz
belki, annemin cennetinde ayağımızı alıştırırız cennet
sevmek, cennettir şehrinaz
 
belki, içimdeki çocuğun özgür oyuncağıdır gönlün
belki, dilimin mecrasında yeni bir sözsün
belki ,harfsiz bir dünyanın sükûn gülüsün
belki, canımın çektiği en ağır yolsun
belki, anılarımın sızdırdığı tutkun demler cemalisin
belki, kerbela gibi dersleri, elif’leri, bir’leri kanatan imkansızlık gülüsün
 
belki, sesindeki soğuklukla buza dönüşen zamanın eriyen bağrıyım
belki, sabrımın sadrını aşan anların canında, canlanır hasretin
belki, düşüncelerimdeki fransız ihtilalinin giyotin ağzıdır gidişin
belki, reform ile deforme olmuş yalan dünyanın yılan lisanısın
belki, ısırdığın kitaplarımın zehri akıyor sözlerime
belki, kırdığım kalbinin kırıkları arasındadır tüm mesele
belki, affetmediğin her gün ile her ben arasındadır tüm misaller
belki, kavuşamadığımız her anın kavuştağındadır tüm abalar
 
 

BIR YORUM YAZIN

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir