İkindi Vakti Can Kuşu

MEHMET ÇOBAN İkindi Vakti Can Kuşu

MEHMET ÇOBAN
İkindi Vakti Can Kuşu
 
Dünya dediğin nedir ki?
 
Bir ikindi vakti, yol üstünde soluklanmak için durduğun bir gölgelikten ibaret.
 
Güneş batmaya meyletmiş, gölgeler uzamış, vakit daralmış…
 
Lakin insanoğlu bu muvakkat konaklamayı kendi mülkü sanıyor. Yıkılıp gidecek duvarlara sarılıyor, çürüyüp toprağa karışacak bedenini baki zannediyor.
 
Süslü rakamların, kısa yoldan katlanan fonların, geçici dünyalık ikballerin peşinde koşarken, konakladığı hanın sahibini unutuyor.
 
Oysa bu gürültünün ortasında unutulan yalın bir hakikat var: Sen bu etten ve kemikten ibaret beden değilsin. Beden dediğin, toprağın bağrına girdiği gün çözülüp dağılacak kaba bir elbise, dar bir kafestir.
 
Asıl olan, o kafesin parmaklıkları arasından sıyrılıp öz yurduna, sonsuzluğa kanat çırpacak olan can kuşudur.
 
Bütün hırslar, bütün koşturmacalar ve köşeyi dönme telaşları, o can kuşu kafesten uçtuğu an hükmünü yitirir.
 
Ölüm, kapatılan bir perde değil; gerçeğin uykusundan hakikatin sabahına uyanıştır. Kaçınılmaz tek sınır, mutlak tek duraktır.
 
Fakat dönüp bakıyorsun etrafa… Toplum, akıl almaz bir sarhoşluğun, koyu bir gafletin pençesinde…
 
Birkaç müstesna gönül, birkaç hakikat sevdalısı dışında herkes büsbütün yanlış bir yola sapmış durumda.
 
Kalpler katılaşmış, basiretler bağlanmış
 
Hakikati hatırlatan sesler gürültünün içinde boğuluyor; sitemler ve uyarılar boşlukta yankılanıp geri dönüyor.
 
Çığlık var, haykırış var; ama duyacak, idrak edecek kulak kalmamış.
 
Yine de söylenmeli söz…
 
Duyan olmasa da yankısı dağlarda kalsa da o hakikat nidası tarihe ve zamana bir şerh olarak düşülmeli.
 
 

BIR YORUM YAZIN

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir