Kılçıklı Gömlek

KADİR ÜNAL Kılçıklı Gömlek

KADİR ÜNAL
Kılçıklı Gömlek
 
kılçık dolu gömlekler giydirdiler bize
saçları kazınmış bir kadınla aldattılar
yetmedi mor lekelerle kapladılar gövdemizi
çeteciler tüfek çattı alnımızın ortasına
yıkıldı muhkem dediğimiz kaleler bir bir
hezaran bir ülkeye döndürüldü kalbimiz
çiçek açacakken kan çanağı gözleri kırlangıçların
daha gırtlağımızdayken boğuldu sesi kelimelerin
üşür yağmur bile kar bile rüzgar bile
her şey üşür annelerin sesi gelmeyince
bundandır tenimizin bakır çalığı elsiz ayaksız oluşumuz
bileklerimizde biter ufkun sonsuzluğu
kırışık bir ümit bağışlansın diye gönlümüze
göğün mavisine vurgunluğumuz bundandır
ur dolu karınca yuvaları toprak bile
süzülür gibi tülbentlerden kanserli uzuvlarımız
ölümü zambaklar karanfillerle karşılarız
 
şimdi seninle göz göze gelsek kaç batman eder gözlerim
bir toz zerresi kalksa cesetlerimizden
hafifler mi sanırsın omuzlarındaki yükün
gidip şimdi hangi güze hangi bahara yalvarmalı
bağışlasın diye bir kavruk güzelliği
 
bakır dövülen çarşıları özlüyorum anne
arastalardan kalkan toz sütunlarını
terle pişirilmiş dibeklerde dövülmüş el emeklerini
nerden geldiğini bilmediğim tarçın kokularını
omuzların yorgunluk ilacıymış öyle dediler
nice hırçın hayvanın sükun bulduğu kucağını
bir de başında sabırla berkittiğin oyalı yazmalarını
mezarın çok mu derin anne neden ulaşmıyor ellerin
hangi aralık hazırlık yaptın da çekildin göğümüzden
toprak sana mı aşerdi neden haberim olmadı
 
ellerimi şakağından akan zülüflerle yıkadım
gözünün ferini bana bağışladığından beri
bir gökçe coşkudur rüyamda gördüğüm beni utandırma
uykunun çardağında patlayan her telaş
adınla lokmaya dönüşüyor bizi bırakma
kahır üstüne kahır ekledik ellerimizi bırakma
dolaşmayı bırakma içimizdeki dehlizde
aşkı tanımla ve öğret bize ki
kıralım ağudan halk’olan elleri
rahat büyüsün ekinler ve çocuklar
ve toprak bilsin topraklığını
 
 

BIR YORUM YAZIN

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir