KADİR ÜNAL
Ateşe Fısıldamak
demek ki başlaması gerekmediği için başlamıyormuş
henüz başlamamış bir aşkın başlamasını
nedir engelleyen
kapalı havalar mı
puslu öğle sonraları mı
kafamın içinin dağınıklığı mı
ölmüş ya da yeterince yaşayamamış
yaşı geçkin kadınlar mı
hayır elbette hiçbiri değil
kemik gibi bembeyaz bir surat için
uzun yola çıkmayı göze alamamış olmalarıdır
hadi şimdi biraz da kendi hikayemiz üstüne konuşalım
kimselerin anlamadığı bir dille konuşalım
ay tutulması üstüne konuştuğumuzu sansınlar
erguvanlar yosun tutmuş taşlar üstüne
daha olmadı güneşin batışı üstüne konuşalım
her çiçek gibi sen de kendi sapın üstüne eğiliyorsun
bunu konuşalım baş ağrılarının ve öfkelerinin
temkinsizliğini ve tekinsizliğini masaya yatıralım
ve hiç gitmediğin zeyrek yokuşunu çıkarken
nefes nefese kalışını konuşalım
ben biliyorum boğazımdaki düğümün kırk
yüzümün renginin biçilmiş ot rengi
ellerimin ceplerime terk edildiğini
şunu da anla bu söz geçiremediğim kalbim
ne sıcakta ne soğukta ne yapacağını bilmiyor
bir şeylerin üstünü örtüyor gülerken
pişmanlık adında bir ateşi harlıyor her gün
sana da yaşama şansı verdiğini
atlı karıncaya gökkuşağının üstünde
telekleri büyülü bir kartal gibi
şehre tepeden bakan bu dağın susuzluğunu
ateşe fısıldayacağını söylüyor.
Asanatlar "şiirden sinemaya" 
