Yitik Heceler

MERAL YAĞMUR Yitik Heceler

MERAL YAĞMUR
Yitik Heceler
 
Tenha diyarlara sürüm sürgün,
Değmeden rüzgârına, savruldu külüm.
Üşüdü avuçlarımda yetim baharım.
Eğildi dizlerime susan ezgiler,
Dönmeden yürüdü bir ömür izler.
Yorgun kıyamlar giyindi mahşer bakışım.
Mühür vurdu geceler, bu son alkışım.
 
Sarılırken perdeler puslu camlara.
Kırılsın vakitler avuçlarımda.
Dök göğümü feda olsun gündüzüm gecem.
Yürüsün gönlünün didelerine gölgem.
Toprağı uyuttu o akşam yağmur,
Rüzgâr, adını susturdu.
Gül, kokusunu unuttu.
 
Zemheri giyinsin dallarım.
Yolunu şaşırsın mevsimler.
Talan cemrelerim revan ayaklarına.
Bin yıllık hasret omuzlarımda,
Eğilsin sabrım karartsın fikrimi…
Bir yıldız eksilsin fezâdan,
Bir kandil yaksın tuzağından.
Kırık saatler geçti zamanlarımdan.
 
Eski bir dergâh kapısına yüz süren derviş.
Göğsümde mühürlü odalarda bekleyiş.
Dilim sağır, lâl bakışlarım.
Âmâ adını pelteleyen dudaklarım.
Kirpiklerime uyanan geceler boyu,
Secdeye varan menzildir rüyalarım.
Kırıldı göğün göğsünde bekleyen nidâlar,
Çağırmadı gözlerim yüzünü.
Kapanıyor içimde açılan kapılar,
Eşiğimde dolaşıyor mahcup duâlar.
 
Silkelendi dilimde yitik heceler,
Büyüdü söylenmeyen cümleler
Hasretin gölgesi uzuyor ömrüme.
Varmadan daha dudaklarıma harfler.
Biçare ruhum dolaştı suskun avlularda.
Karardı şafaklarım ufkun koynunda.
Çözülmeyen düğümlerle örülü geceler,
İç çekişlerimin dimağında ağlaşır kandiller.
 
Avutulmuş secdeler düşüyor alnıma,
Rahmet dökülüyor avuçlarıma.
Suya değmemiş gibi bulansın kederin,
Şafağın kucağına sarılsın zifirin.
Çözülmeyen kilitler taşır nefesimi.
Çatladı sessiz aynasında gecenin,
Kıyamda bekleyen tövbeler misali.
 
 

BIR YORUM YAZIN

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir