MERAL YAĞMUR
Sırr-ı Aşk
Hangi kalem yazabilir seni, ey sırrı hâl,
Susar akıl, yanar gönül, derindir bu melâl.
Bir bakışla değişir âlem, donar zamanın,
Bir nefeste hisseder âşık her ânı visal.
Seninle başlar her şey, seninle biter cihan,
Sen gönüllerde gizli, sen ruhlarda nümâyân.
Ne yazılır ne söylenir o derin sır ancak,
Yaşanır içte sessiz, bir dua gibi canan.
Yakmaz aşk, arıtır insanı, en kudretli nâr,
Kül eder benliği, yeniden var eyler bahar.
Bir çiçektir âşık kalp, açar nurla sabaha,
Her yaprağıyla bir dua, her rengiyle ikrar.
Bir yüzde görür bütün âlemi safi nazar,
Bir tebessümde cennet, bir sükûnda ezel var.
Sevdiğinde Hakk’ı bulan gönül, yok olurken,
Aslında ebedî olur, çünkü aşk inkisar.
Gözdeki yaş, gönüldeki yangın da sendendir,
“Sen” diye yankılanan her nefesin özdendir.
Âşığın kalbi bir aynadır, cilâsı sensin,
Ne kadar silinse de parlayan sır sözdendir.
Bir damlada deryayı bulan gönül, seninle,
Yoklukta da var olmayı öğrenir seninle.
Sen'de kalır benliğini terk eden aslında,
Çünkü seninle başlar ömür, biter seninle.
Ne ayrılık ezadır ne vuslata izin var,
Çünkü bilir âşık, her hâl bir tecelli-i yâr.
Kimi zaman gül açar, kimi zaman hüzünle,
Lâkin hep aynıdır aşk özde ilâhî karar.
Aşkla dirilir insan, aşkla doğar cesaret,
Bir bakışla çözülür bin asırlık esaret.
Her şey fâni görünür, sen ki bâkî kalansın,
Ey sırrın en yücesi, ey mabet-i işaret.
Ey aşk, sen ki geceleri gündüze katansın,
Bir kor gibi için için bedeni yakansın.
Ne dünle sınırlısın ne yarınla bilinir,
Sen ki ezelde yazılmış en kadim fermansın.
Asanatlar "şiirden sinemaya" 
