Hani Dağımdın

SİBEL ORHAN Hani Dağımdın

SİBEL ORHAN
Hani Dağımdın
 
Gonca çiçek idim, dalımda
Elimi kırdılar,
Gönül mülkümü talan edip
Kolumu da kırdılar!
Yaprağımı yele verip
Tohumunu çaldılar
Varamadım yollarına…
Kanadımı bağladılar
Neyleyim!
 
Uçmayı unuttum
Gurbetten geçtim
Darağacına asılı yuvam.
Yaban sokaklarında kör şehrin;
Başıboş, yavan… Neyleyim!
 
Bir filizdim, uzandım hayata
Çiçek açamadan döndüm hazana!
Gazel döken göz yaşlarımı
Silemedin
Neyleyim!
 
Hani dağımdın arkamda duran
Hani canımdın canıma yanan
Kanıma kandın damarımda akan
Bilemedin,
Neyleyim!
 
Sen de yorgundun baba.
Yorgun ve öksüzdün hatta
Yetim duvarlarına çarptı sesim
Yitip giden benliğim
Yalan dünya senden bezdim
Can çekişir sağır dilim
Hani dağımdın baba
Neyleyim…
 
Hamutu doladın boynuma
Cehennemde gül açamaz baba
Sokulurken eteğine, yanındayken bile
Özledim seni…
Neyleyim!
 
"Ceviz ben isem
Cevizin içi balaydı…"
Gözünün karası, yıldızı, alasıydı;
Bir bad-ı sefaydı;
Geldi geçti…
Neyleyim!
 
Sığınacak bir liman ararken ömrüm
"Sağ gözümden sol gözüme kıskanırım"
Derdin ya gülüm
Bak serseri mayın gibi:
Düşürdüler tel tel akları inci inci
Sakındığın kız çocuğu hani idi
Hoyrat ellerin ortasında
Bir başına şimdi…
Neyleyim!
 
Geceden sabaha
Sabahtan akşama
İnler durur dertli dolap misali;
Bir başına
Virane damların tozunda
Boş beşiklerde sallanan umutlarda
Gözleri kaldı geçen baharlarda
Saramadın
Neyleyim!
 
Söylesem mi söylemsem mi…
Geriye ne kaldı
Çile kaldı, gam kaldı
Bak baba!
İyi bak!
İyi bak bu enkazdan çıkana
İyi bak!
Kırılsa da vurulsa da
Zar olmaz, zor olmaz gümana.
Mülteci sabahların hatırına
Zirvedeki bulutların yasına
Dağ isen; sen bana
Kuruyan dal medet eyler şafağa
Varsın virane olsun damlar bana
Varsın boş sallansın beşikler obamda;
Dağ isen; sen bana…
 
 

BIR YORUM YAZIN

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir