İSMAİL OKUTAN
Sıcak Bir Rüzgâr Geçiyor İçimden
Ey çiçek kokulu sevgili,
Gönlümün toprağına düştü iki ateş birden
Yavaş yavaş çekti beni, sevdanın kıyısına beni.
Bir yağmur gibi yeşertti sonbaharda tohumlarını
Bir direnişin cemresini attı içime
Ey karanfil kokulu sevgili,
Yetmiyor hiç bir kelime ve kavram
Yetmiyor işte, çektiğim acıları anlatmaya
Taşıdığım sevdayı tanımlamaya
Yetmiyor işte, yetmiyor sancılarımı
Emperyalizmin değiştirdiği hiçbir lügat açıklamaya
Hangi dille anlatsam, hangi lügatle konuşsam modern buhranlarımı
Nasıl saklasam kalbimde, bilemedim?
Sırılsıklam ıslattı bedenimi firkatin.
Düşüncelerime karıştı gelenekle karışık modern bir isyan fikri
İçimde duruyor, kalbimi açıp genişleten şefkatin.
Kuşların kıskandığı kanatlanmış bir yarsın göğümde
Vefası kanıtlanmış bir aşksın bu vefasız dünyada
Göğsümde her yer yanıyor, neresidir bilmiyorum?
Yanar bir dağ gibi akıp gidiyor içimde lavlar
İçim genişliyor, bir gök gibi
Rengi beyazdır kar gibi
Emperyalizmin biçtiği saatler daralıp duruyor üstümde,
Yetmiyor zaman kendimi yaşamaya
Ne sevdama ne de acılarıma yetiyor zaman
Çiçek güzeli bütün günleri sana ayırdım sevgili.
Ey çiçek kokulu sevgili
Ey ıstırap kokulu
Sonra sakure kokulu kalbini karşılama telaşına düştü kalbim
Bütün yar ile ağyar geçti karşıma
Bütün tanklar ile tüfekler doğruldu bana doğru
Bütün uçaklar uçtu, ateş tüten tepemden
Vaz geçmedim sevdamdan hiç
İçli bir hüzün doldu içime
Sıcak bir lodos geçiyor
Her gün ama her gün geçiyor, içimden,
Taa kalbimden, tüm kıvrımlarımdan
Sicim yağmurları gibi geçip gidiyor,
Saç köklerime yapışan kokunu,
O fısıltılarını bırakarak geçip gidiyor amazon rüzgârları.
Asanatlar "şiirden sinemaya" 
