blank

Yaşamak Kardelen Gibi

MUSTAFA ORAL Yaşamak Kardelen Gibi

MUSTAFA ORAL
Yaşamak Kardelen Gibi
 
Boynu Bükük Ama Onurlu
 
Dünya iki kutupludur. Bir yüzünde yaz, diğerinde kış, bir yüzünde ilkbahar, diğerinde sonbahar vardır. Bazen de kışta bahar, baharda kış yaşanır.
 
İnsan iki kutupludur. Bir yüzünde neşe, diğerinde hüzün vardır. Bir yüzünde bahar, diğerinde kış vardır. Bazen bahar içinde kış, bazen de kış içinde bahar yaşar. Bazen her yere bahar gelir, o kışta kalır.
 
Ekmek değil sevgidir doyuran.
Güneş değil yürektir ısıtan.
Ay değil dosttur aydınlatan.
Kardeşin ekmeğini elinden almıştır, açlıktan öleceksindir.
Komşun odununu çalmıştır, donacaksındır.
Dostun borcuna vefa göstermemiş, kandilini söndürmüştür, karanlıkta boğulacaksındır.
 
Onların tuzları kuru, ekmekleri sıcak, kandilleri yağlıdır. Toplanıp kartopu oynarlar. Seni kardan adam yaparlar, hedef tahtasına koyarlar. Her yerin kan ve kar içinde kalır. Ölmeden önce ölürsün. Her gelen üzerine bir kürek kar, arkasından bir kürek toprak atar, üzülürsün.
 
Üzülme, hayat böyledir. Kader kimini kardelen, kimini hercai kılar. Ömrü olan bütün mevsimleri yaşar, bütün çiçekleri tanır.
 
“İşte bu iki tohumcuk, gün âşıkı namındaki çiçekle (kardelen), hercai menekşe gibi çiçekleri verdi. Bizler için süslendi. Yüzümüze gülüyorlar, kendilerini bizlere sevdiriyorlar.”
Yaşamak Kardelen Gibi
Kardelen vefadır, hercai cefadır
 
Hercai hiçbir şeyde kararlı olmayan, bir dalda durmayan, bir işi sonuna kadar götürmeyen, aşkta bağlılığı bulunmayan kimsedir. Hercai (kız) ve kardelen (erkek) ilkbaharda açan birbirine âşık çiçeklerdir. Hercai kıskançtır. Kardelen masumdur. Veli gibi bağlanmıştır hercaiye. Sevdiceğini üzmemek için çare arar.
 
-En iyisi biz kış mevsiminde açalım. Böylece beni senden başka kimse görmez.
Hercai çok sevinir.
-Adamın hası böyle olur!
 
Hamlarla hasların, taşlarla çakılların ayrılma vaktidir. Kardelen damatlığı giyer. Günlerce bekler. Kış gelir. Dondurucu soğuklarda hercai hasretiyle yandıkça yanar. Belki gelmiştir, der başını karların arasından kaldırır. Damatlığıyla gün yüzüne çıkar. Beyaz gelinliğiyle kış gelmiştir. Hercai gelin ortada yoktur. Kardelen bütün kış bekler. Boynu bükülür. Onuru kırılır. Vefasızlığı kaldıramaz, bahara kalmadan vefat eder.
 
Hercai Hanım hamdır, rahatlığı seçmiştir, hiçbir şey umurunda değildir. Değil mi ki kışlar çok kardelenler doğurur. Hiçbir şey olmamış gibi her bahar yeniden açar. Her bahar bir başka kardelenin kanına girer. Fakat kışın cenazesine gelmez.
 
Belki sen de bir kış yaşıyorsun. Kardelen gibi yaşamaya çalışıyorsun ama ortalık hercai kaynıyor. Hercaide vefa aranmaz, sen de arama. Kardelen ol. Sen açmana bak. Dağ ne kadar yüksek de olsa üzerinden yol geçer. Kar ne kadar kalın da olsa kardelen deler geçer. Yürekler ne kadar haşin de olsa dua deler, geçer. Her şeye rağmen kardelen gibi yaşamaya devam et. Kardelen gibi sadece Rabbine boyun eğ. Ondan başkasından medet umma.
Yaşamak Kardelen Gibi
Musibetler üzerimize yağan kardır
 
Kış ekim mevsimidir. Meyvesi kardır. Musibetler üzerimize yağan kardır. Ölmeden cennete, kışa uğramadan bahara, çileye bulaşmadan huzura erilmiyor.
 
Kardelen kara benzeyen süt çiçeğidir. Süt ve kar beyazdır. Çile insanı süt kadar saf, kar kadar beyaz kılar. Kışın karı çok olanın yazın kârı çok olur, yağmura ihtiyacı olmaz.
 
Kar doğaldır, beyazdır, temizdir. Karların içinden gel.
İnsan balçıktan yaratıldı, dünya balçıktır, bulaşma.
Bataklıkta açan çiçek olmaktansa karda açan çiçek olmak, hercai olmaktansa kardelen olmak evladır.
 
Kardelen evliya çiçeğidir, haşir çiçeği kız kardeşidir.
Kardelen şartlar sağlanırsa su üzerinde bile çiçek açar. Çiçek de kalbe benzer, dualarla ayakta kalır. Duan varsa sana her yer vatan, her mevsim bahar, her çiçek kardelen.
 
Kardelen ocak ayından mart sonuna kadar çiçek açabilir. İyi bak kendine. İçindeki çiçek ve çocuk ölmesin. Mart’a ne kaldı şurada.
 
Kardelen karcıl olduğu kadar evcildir de. Kardelen kalp kuvvetlendiricidir. Bakarsın vicdan sahibi birisi kalbini açar, yerleşirsin.
 
Kardelen hercainin vefasızlığına uğramış masum ve mazlumdur. Hassastır, naziktir. Dokunma yanarsın, yakarsın. O güneş olmadan da yaşar. Hava akımından hoşlanmaz. Güneş olmasan da gölge olma, elektrik akımı oluşturma.
 
Kardelen -15 derecede bile yaşar.  Zamanın Bediisi çağın kardelenidir. -20 derecede Afyon Hapsinde karlar altında aylarca yaşamıştır. Elektrik akımı oluşturmaya çalışanlar akıma kapılmıştır.
 
Evcil kardelen için sıcaklık 12 derecenin altına düşmemelidir. Yanında, yörende başı dertten kurtulmayan kardelen varsa kırma. Kalbin onun toprağıdır. Toprağını sıcak tut. Sen soğuk davranırsan, yerin merkezi dünyadan, dinden, imandan soğur. Böyle kardeşlik, dindaşlık, kalpdaşlık mı olur, diyebilir, dedirtme.
 
Kolaydır kardelen yetiştirmek ama zordur kardelenlere erişmek.
Ev kardelenlerinin 2-3 yılda bir saksısı değiştirilmeli. Sık sık kardelenlerin kalbini yoklamayı unutma.
 
Kardelen kıt kanaat geçinir. Kimsenin etlisine, sütlüsüne karışmaz.  Çok su istemez, yaz aylarında birazcık suya, kış aylarında özgürlüğe ihtiyaç duyar. O kadarı da sadakan olsun.
Yaşamak Kardelen Gibi
Kardelen kar gülüdür
 
Çöl Kardeleni (sav) dünyaya kışta gelmişti. Zor günler geçirecekti. Derdi gönderen dermanı da yanında gönderir. Karları gönderen melekleri de göndermişti. O’nu (sav) zor günlere hazırlamak için melekler kalbini altın kâsede yıkadılar.
 
Mekke’ye kar yağınca, tipi alıp başını gidince Çöl Kardeleni (sav) hicret etti, Medine’de gövde verdi. Gün geldi, köklerine döndü, kokusu ve dokusu Mekke’yi de sardı. 
 
Çöl Kardeleni (sav) gibi kader seni de zor günlere hazırlamak için kalbini kar kâselerinde ovuyor. Çelikleştin, artık eğilmeyeceksin. Dünya yerinden oynatılsa, bir adım geri gitmeyeceksin. Başına bir sıkıntı geldiğinde ‘ben ne karlar gördüm; her şeyi gördüm, içim rahat”  diyeceksin, kimseye eyvallah demeyeceksin.
 
Biliyorsun ki Mekke’den sonra Medine, kar çiçeğinden sonra hicret çiçeği ve haşir çiçeği var.
 
Belki sen de ‘acele ettim, kışta geldim, biraz bekleseydim baharda gelirdim.’ diyorsun. Ama o zaman ömrünü hep kışta geçiren, baharı görmeden göçüp giden şark kardeleni Zamanın Bediisinin yareni olamazdın ki. O bir asır önce Van kalesinden sana seslenmişti.
 
-Ne yapayım, acele ettim, kışta geldim. Siz inşaallah cennet-âsâ bir baharda gelirsiniz. Şimdi ekilen nur tohumları zemininizde çiçek açacaklar.
 
Şükret, kader sana Zamanın Bediisi olma fırsatı verdi. Evet, kışta geldin ama şimdi ektiğin tohumlar 300 sene sonra değil, 3 sene sonra değil, 3 mevsim sonra değil, 3 gün sonra yeşerecek.
 
Zübeyir Gündüzalp Kafkas kardeleniydi
 
Zübeyir’in hayatı kar, kış, kıyametti. Bu sırlı yolda her derde razı olduğunu bildirmiş, bu müjdeyle aşk ve şevk vermişti.
 
Mademki sen de Zübeyir gibi kardelen olacağını söylüyorsun, bu müjdenle bize aşk ve şevk veriyorsun. O halde iyi dinle.
 
-Dikenler arasından güller toplayacaksın. Ayağın çıplaktır, batacak; elin açıktır, ısıracak. Buna sevineceksin!
 
Firavunlar kucağında büyüyen çocuk Mûsâ’ları safına alacaksın. Aldığın için dövecekler. Konuştuğun için zindana koyacaklar; sevineceksin!
 
Çöllere sürülürsen, kanınla ağaç yetiştireceksin. Kutuplara sürülürsen, ısınla sebze yetiştireceksin. Yeşilliği sevmeyenler olacak. Yakacaklar, yıkacaklar. Sen bunu sabırla seyredeceksin.
 
Karanlık zindanlara salarlarsa ışık, paslı vicdanları görürsen ümit, imansız kalplere rastlarsan nur vereceksin. Sen verdiğin için suç, sen getirdiğin için ceza, sen konuştuğun için mahkûm olacaksın ve buna şükredeceksin!..
 
Müjde, yılın ilk çiçeği kardelenler açıyor. Bu son kar. Kış daha fazla direnemez. Birkaç güne kalmaz bu ağır misafir gider, vefalı dost bahar çıkar gelir.
 
Havada bahar ve haşir kokusu var. Şu dağın arkası şehir, şu kışın arkası bahar, şu karın arkası kardelen. 
Şu güneş çıksın, kardan eser kalmayacak.
Şu ateşli yürekler ortaya çıksın, soğuktan eser kalmayacak.
Kara, kışa, tipiye, yağmura, doluya aldırmadan inadına dualarla, meleklerin alkışlarıyla yaşa.
 
İnanıyorsan üstünsün.
O halde kardelen gibi sadece Rabbinin huzurunda başını eğ.
Bismillah, de, duaların ipek yapraklar gibi taşları delip geçecek.
Dünya çetin bir kıştan geçiyor, baharı sen getireceksin.
Çürümüş kalpleri sen dirilteceksin, çiçeklere hayat vereceksin.
Kaldır başını.
 
 

BIR YORUM YAZIN

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir