blank

Kalbim Kırık Plak Sesim Kırıldı Kırılacak

MUSTAFA ORAL Kalbim Kırık Plak Sesim Kırıldı Kırılacak

MUSTAFA ORAL
Kalbim Kırık Plak Sesim Kırıldı Kırılacak
 
Bazen güneş gökyüzünden çekilir.
Her yer kararır.
Dünya soğudukça soğur.
Musibetler, sıkıntılar her yanını istila eder.
Hâlini kimseye anlatamazsın.
Derdine dost, acına arkadaş bulamazsın.
Bütün kapılar üzerine kapanır.
İçine kapandıkça kapanırsın.
Dünyadan soğudukça soğursun.
İnsanların bu kadar acımasız, dostların vefasız olabileceğini hiç aklına getirmemişsindir.
Su gibi donup kalırsın.
Dilin lâl, yüreğin inhilâldir.
Bazen soğuk, soğukluğuyla yakar ya sen de dondukça yanar, yandıkça donarsın.
Sabır içinde beklersin.
Hiçbir söz kalbine işlemez.
Gözlerinden bir katre yaş düşmez.
Kalbinden bir tık dua gelmez.
Sustukça susarsın.
Kalbin duaya, gözün yaşa gitmez.
Güneşin batıdan doğmasından korkarsın.
Kıyamet koptu kopacaktır.
Kalbin soğur, gözyaşın kurur.
 
Gözlerini doğuya, kalbini Kâbe’ye çevirirsin.
Çaresizce güneşin doğmasını beklersin.
“Nerede kaldı bu güneş!” der durursun.
İçten içe yalvarırsın:
Ya Rabbi!
Kutuplarda kaldım, üşüyorum.
Zindanlarda kaldım, korkuyorum.
Kalbim kırık plak, sesim kırıldı kırılacak.
Kalbim tutuldu.
İçimdeki beste yarım kaldı.
Dilimdeki tutukluğu çöz.
Bu ses yarım kalmasın.
Bu beste tamamlansın.
Güneş tekrar çıksın.
Kutuplar çözülsün.
Kalpler ısınsın.
İnsanlık tekrar kaynaşsın.
Dostlar yine aynı safta ve sofrada buluşsun…
 
Tohum toprak altında karanlıkta kalır.
Üşüdükçe üşür.
Susadıkça susar, ama asla susmaz.
“Beni toprağın kalbine bırakan bir gün çıkaracaktır.
Kalbimden geçenleri Rabbim duyacaktır…”
 
Rabbi dualarını kabul eder.
Güneşi gönderir, ısıtır, ışıtır.
Yağmuru gönderir, susuzluğunu alır.
Gün gelir, gün yüzüne çıkartır.
 
Şimdi kendini toprağın kabrinde tohum olduğunu, unutulup gittiğini, kapkara zindanda kaldığını, paslanıp gideceğini, unutulup yiteceğini sanıyorsun.
Kabir dediğin toprağın kalbi.
O’ndan geldin, O’na gidiyorsun; niye hüzünleniyorsun…
 
Toprak “Şu güzel tohumu bi kerecik bağrıma bassam.” diye kalbinden geçirdiği için Rabbi tohumu toprağa düşürmüştür.
Tohum da “Allah’ım hasretlik bitsin. Artık ağaç olmak istiyorum.” dediği için ağaç oluvermiştir. 
Toprağın ve tohumun kalbinden geçenleri duyan Rabbin senin kalbinden geçenleri duymaz mı hiç.
Kalbini kabre çevirir mi hiç.
 
Sabret, bahar çok yakın.
Güneş doğacak.
Rahmet coşacak.
Yağmurlar yağacak.
Kutuplar çözülecek.
Kalpler ısınacak.
İnsanlık tekrar kaynaşacak.
Dostlarla yine aynı safta ve sofrada buluşulacak.
Sen su gibi temiz ve arı ol.
Bir gün arı bal yapacaktır.
Bazen güneş fazla yaklaşacak, yanacaksın.
O zaman gözyaşı ve dua ile buharlaşacaksın.
Rahmet yağmurları tekrar yağacak.
Bazen güneş çekilecek, üşüyeceksin.
O zaman da sessizce sabret.
Kıştan sonra bahar gelecek.
Her yer sümbüllenecek.
Herkes senden bahsedecek.  
 
 

BIR YORUM YAZIN

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir