blank

Ben Size Nasıl Veda Edeyim

SÜNDÜS ARSLAN AKÇA Ben Size Nasıl Veda Edeyim

SÜNDÜS ARSLAN AKÇA
Ben Size Nasıl Veda Edeyim
 
Ben size veda edemem ki,
Yine duygular karmaşası içindeyim. Bir yanım büyüdüğünüzü gördüğü için şükrederken, bir yanım yeni dönemde o güzel gözlerinizi her sabah göremeyeceği için hüzün dokuyor.
 
Daha dün gibiydi gelişiniz ve gidişleri konuşmaya başladık. O minik yürekleriniz yüreğim gibi titriyor biliyorum. Fakat dünya böyle işte yavrularım her başlangıcın bir bitimi var ne yazık ki!
 
Ben size veda edemem ki,
Biliyorum gitseniz de geleceksiniz yürek dolusu. Bilin istiyorum yüreğimin en güzel köşesinde bekleyeceğim sizi. Döneceksiniz biliyorum, güzel haberlerinizi alacağım her seferinde. Her gelenle sevgilerinizi göndereceksiniz. Ve ben siz görmeseniz de anıların içinden çekip her birinizi seveceğim doyasıya. Belki bilmeyeceksiniz ama kokunuz tütünce burnumda açacağım resimlerinizi. Ve konuşacağım her birinizle, dokunacağım yüzlerinize ve tebessümüm gözyaşıma karılacak o zaman. Çekeceğim içime doyasıya…
 
Ben size veda edemem ki,
Bana döneceksiniz biliyorum, uzanacaksınız ellerime ve ben biraz daha bedenen geçmişlik yüklensem de merak etmeyin çocuk yanım sizi hep bekleyecek ve o yanımla öpeceğim yine yüreğinizden. Yüreğim kabaracak, kabıma sığamayacağım geldiğinizde, gözlerim buğulanacak ama sevinçten.
 
Ben size veda edemem ki,
Heyecanınız coşkunuz ve masumiyetinizle yoğruluyorum.
 
Nasıl unuturum minik ellerinizle ellerimi ürkekçe tutuşunuzu, gözlerinizin gözlerimde sevgi kıvılcımları arayışını, nasıl unuturum dönüp bana yanlışlıkla da olsa anne deyişinizi. Bendim gün boyunca her şeyiniz, nasıl unuturum beş dakikalığına yanınızdan ayrıldığımda bütün okulu ayağa kaldırışınızı…
 
Nasıl unuturum mırıldandığım bir türkü de yağmur olup yağışınızı. Daha küçücüktünüz ve o minik kalpleriniz duygu yoğunluğu içindeydi.
 
Nasıl unuturum cennet kokunuzu hani o sokuluşunuz var ya kollarımın arasına, sıkıca sarmalardım sizi, İçime içime çekerdim tedavi eden kokunuzu.
 
Ben size veda edemem ki yavrularım,
Dualarım yağacak sağanakça dört mevsim. Siz dualarımın unutulmazı olacaksınız. Biliyorum hepiniz önce erdemli insan olarak toplumda yerinizi alacaksınız. Güzel haberleriniz ulaşacak bana. Öğretmeniniz olmaktan her zaman olduğu gibi gurur duyacağım. Örnek göstereceğim sizden sonra gelenlere, sizden anılar anlatacağım yeni miniklere. Biliyorum kıskanacaksınız yeni gelen kardeşlerinizi. Ama bilin istiyorum bir öğretmenin yüreğinde bütün yavrularına yetecek kadar yer vardır. Bu yürek bir sizinle bahardır.
 
Biliyorum vatana millete faydalı işler yapacaksınız. Biliyorum tembelliğin bize göre olmadığını unutmayacaksınız ve inanın biliyorum, biliyorum her biriniz şair göçeceksiniz bu topraklardan.
 
Sizler benim yazamadığım şiirimdiniz, şiir olarak kalacaksınız. O şiir dolu yüreğiniz vakte sığmayan dizeler bırakacak gerisinde.
 
Ben size nasıl veda edeyim şimdi yavrularım, ben size nasıl veda edeyim…
 
Siz ki bütün enerjimsiniz, siz ki gülüşümsünüz, sevincim ve yanaklarıma düşen hüznümsünüz.
 
Siz ki umudumsunuz, gelincik çiçeklerimsiniz.
 
Ben size veda edemem ki!
 
 

BIR YORUM YAZIN

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir