Vurulmadan Hangi Ceylan Veda Eder Dağına

AHMET AYDIN
Vurulmadan Hangi Ceylan Veda Eder Dağına
 
Sevda ile büyüdük
Sevdalıydık
Gençliğimize, gücümüze
Sonuna kadar sevdik de
Öyle, böyle değil, delice
Zamana sürülmüş
Bir taydı bindiğimiz
Bıçkın, uçarı, hovarda
Bir poyraz
Buluşturdu kalplerimizi
Kadim şehrin burçlarında
Doruklarda
Ne çok yakışmıştık
Dokunur gibi parmak tetiğe
İpekten hafif
Şiire, türküye
Mavi dağ dumanına
Özgürlüğe
 
Sen gittin ya
Tuz buz yüreğim
Gurbet kokuyorum
Senden geçti yolum
Geçemedi kalbim
Senden gidemedim
Vurulmadan, dökülmeden kanı
Hangi ceylan veda eder
Terk eder ki dağını
 
Demli bir çayın
Hasret yüklü buharı
Sabrımın goncası
Baharı, sonbaharı
Dalım sallanır
Yaprağım titrer
Altımda yer yürür
Başak sararır
Sevda ile
Veda ise veda
Göz göze
En delikanlı
En cesur
Adını koyamadığımız
Yaşanmışlığı
 
Sonra deniz tuttu beni
Sonra deniz yosunu kokusu
Sonra mavi
Sonra sen
Sonra her şey
Her şey tuttu beni
Aklım kaldı
Gidemedim senden
Kalbim kaldı.
 
 

BIR YORUM YAZIN

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir