Bingöl Dağlar, Yaylalar İçinde

AHMET AYDIN
Bingöl Dağlar, Yaylalar İçinde
 
1
Havada tütün kokusu
Meterisler, keklik tuzağı
Burası Şerafettin Dağı
Gecedir pırıl pırıl
Kusursuz bir ay şafağı
Kuzuların içe huzur
Huzurun hüzne çalan sessizliği
Çobanın kavruk dudağında
İnleyen kaval
Akar akan yıldıza
Akar sessize, sağıra
Şimdi ruhumu sarmada
Sarmada o adsız melodi
Bu dağ Şerafettin Dağı
Kasıp kavurur ayazı
Yakılır çoban ataşları
Bu yüzden kavruktur
Yayla insanı.
 
2
Burası Bingöl Dağı
Mezopotamya’nın kızıl elması
Buradan doğar gülüşü güneşin
Ateşten, ipeksi
Kınsız hançer
Renklerin olanca dansı
Eksik olmaz
Doruklarında kurtlanan kar
Eteklerinde bahar var
Sırrına erilmez
Senden topladım
Heybemde renklerin
Halıda, kilimde figürün
Doğ üstüme
Doğur beni
Bingöl güneşi
 
3
Konar göçer
Sırtımızda muhacir bir sevda
Kıl otağ
Bu yüzden
İçimizi yakıp kavuran
Yürekte bir yangın
Aşkın ateşine başlar sürgünlük
Diyar diyar
Bu koçerlik bu çile
Çocuk ömrümüz çağlasın diye
Bir mısra boyu
Dudaklarımı çatlatıp, kanatan
Ki kalbe dokunur
O mısrada
Bize ayrılık var
Bu yüzden
Kavruktur mühürlü dudaklar.
 
 

BIR YORUM YAZIN

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir