Güneşin Renginde Solar Zaman

YILMAZ EKİNCİ Güneşin Renginde Solar Zaman

YILMAZ EKİNCİ
Güneşin Renginde Solar Zaman
 
Bir nefte su idim evrende
Hacimsiz ve şekilsiz
Düştüm mavi bir boşlukta
Gövdemi yaran dalgalarda yol aldım
Aktım teninde tuzlu sular dudaklarımda
Güneşin renginde bir tene büründüm
Sol tarafımda çılgınca çalınan bir davul
Koştum aksayan bir çocuk gibi
Dilimde bitimsiz yeni şarkılar
Sularda çözüldü sözlerim
Bir kapanır bir açar bulutlar
Yeni bir güne uyanır güneş
 İfadesiz kalplerde söner tüm çığlıklar 
Dağlarda unutulmuş bir halktı kavmim
Ay şahitti ondördünde vuruldu sol yanım.
 
Sende açılan
Bende kapanmayan bir nehir oldu yaralarım
Gittim dalgalarda tükenen nefesimi seyrettim
Bakmadım deniz fenerlerinin yanan sönen ışıklarına
Hırçın sularda yıldızlar saydım
Saçlarım ıslak
Tenim bir kuş teleğinde sahile vuslat
 
Çocukların karpuz aşırdığı mevsimlerde
Alın terisi çalınmış bir haktı kavmim
Güvertemde ne çapam ne de bir dümen
Gömüldüm sendeki derin sulara
 İçim dışım beyaz bir köpük
Şimdi her şey sanalın elinde tarumar!
 
Tanrım n’olur yeniden
Balçıktan ve ruhunda üfle bana
Adı neydi gittikçe bende yabançılaşan
İçimde bütün sesler acı ve buruk
Yeni kelimeler dilimin uçunda şimdi tutuk
Gördüm beton ve taştan müteşekkil kalpleri
Sende ne kaldıysa hepsi bana sır
Omuzlarıma binen ağır bir emanetti hayat
İnsan kanının içildiği ayinlerden kaçtım
Gelenek ve modernlik adına söylenen tüm söylevler birer yalan
İnsan yalanın beşiğinde uyutulan küçük bir bebek
Ve suların kabaran köpüklerinde okudum
Tarih denilen yalanı
Uyandım
Taradım saçlarımı
Zelal sularda geçer sandım bu sancı
Sürüklendim
Demir attım dipsiz sulara
Çürüdü zincirlerim
Vuslata erişmeden bitti bütün başlangıçlarım.
 
Köyler, beldeler ve şehirler gördüm
Geçer sandım ardında duman kalkan yollarda
Gökkuşağı renginde gerildi nefesim
Sende bir kıta
Kendimde çoğalan bir kıssa oldum
Bitti sandığım yerde
Yeniden filizlendi hayat
 
Koştum
Gümüş parıltılar içinde
Dalgalarda yolculuklar yaptım
Gittim seyrettim uzaklarda
Bitek bir ten oldu zaman
Yazdığım mısralar
Düş kurduğum hayaller yeniden yorumlandı bana
Yürüdüm beyaz köpükler üstünde
Sende tutuştu tüm zamanlar.
 
Hem evveldi hem ahirdi
Kuş uçmaz kervan geçmez koylarda
Hem zahirdi hem batındi
Gündüz güneşte gece soğuklarda
Demirleyen bir gemiydi gövdem
Nereye gitsem bütün bir kainat büyük bir denge
Sadece insandı kendisinden yana çalışan doyumsuz bir makine
Şimdi birçok şeyi teğet geçiyorum
Ve batmaktan olan bir ufukta yedi renkle karıldı kalbim
Bir ressam nasıl çizerse öyle görüldüm sendeki aynalarda
Öyle tatlı öyle yorgun masum bir çocuk suratında
Aşktan ve emekten ibaret bir şiir kaldım
 
Şimdi
İçimde sarhoş zamanların bir şarkısı
Artık ne bir tekne
Ne de bir el
Sadece ufukta parıldayan
Ben / o
    Deniz ve Ay…
 
 

BIR YORUM YAZIN

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir