Tasavvuf Edebiyatında Mey ve Meyhane

ZEYNEP KAHRAMAN FÜZÜN
Tasavvuf Edebiyatında Mey ve Meyhane
 
IX. Yüzyıldan itibaren İslamiyeti kabul ederek Arap ile İran düşüncesi ve edebiyatının tesiri altına giren Türklerin arasında tekke ve tarikatların çoğalmasıyla gelişen ve yayılan edebiyata kısaca Tasavvuf Edebiyatı denir.
 
Merkezinde vahdet-i vücud düşüncesi bulunan bu edebiyat; insanın içerisinde bulunan aşkın ve ilahi sevginin yansıması olarak görülür. Mutasavvıf şairler eserlerinde dini hayatı, ilahi aşkı, peygamber sevgisini ve kalp ilmini ön plana çıkarmışlardır.
 
Tekkelerin; asker, ulema, esnaf demeden her kesime kapılarını açması bu edebiyatın geniş kesimlerce tanınmasına ve çok sayıda kişiye ulaşmasına yol açmıştır.
 
Divan edebiyatında mecazi anlamıyla en çok kullanılan kavram olarak ‘mey’ Tasavvuf Edebiyatında da sık kullanılmıştır. Mutasavvıf şairler ‘mey’i ilahi aşk anlamında kullanmışlar, mey içip sarhoş olma halini tasvir etmişlerdir.
Günümüzde bu konuda aksi görüş söyleyenler olmuş, şarabı temizlemek adına mutasavvıf şairlerin kullandığı mey kelimesinin bir metafor değil gerçek içkidir görüşünü ileri sürerek kafa karıştırmaya çalışmışlardır.
Ancak her ne söylerlerse söylesinler şiirler incelendiğinde mey kelimesinin sembolden öte bir görevinin olmadığı rahatlıkla belirtilebilir.
Bize İran edebiyatından geçen mey kavramı, İranlılara göre içecek olarak hükümdar Cemşid tarafından bulunmuştur. Gerek doğu gerek batıda kutsal kabul edilen mey, batı kaynaklarına göre eski anadolu tanrısı Dionysos tarafından bulunduğuna inanılır.
 
Mey kavramı genel olarak aşk anlamında kullanılsa da incelenecek metinde geçen mey kavramı metin yazılırkenki zamanda ve coğrafyada ne anlama geldiğinin de araştırılması gerekebilir.
 
Mey kavramını irdelerken Tasavvuf Edebiyatındaki örneklerine de bir bakalım. Hoca Ahmed Yesevi “Divan-ı Hikmet” adlı meşhur eserinde yedinci hikmette şöyle der;
“Otuzüçte saki olup mey paylaştırdım
Şarap kadehini ele alıp doyasıya içtim.”  (Hoca Ahmed Yesevi)
 
Mey kavramında değindiğimiz gibi meyhane kavramı da hem Divan Edebiyatında hem Tasavvuf Edebiyatında sıkça kullanılmış bir semboldür.
 
Mutasavvıf şairler meyhane kavramını tekkeyi ifade etmek için kullanmışlardır. İlahi aşkın sunulduğu, her türlü dünyalıktan, kötülükten ve çirkinlikten uzakta olunan yer demektir.
 
Şiirde mey ve sekr kelimelerini kullanan şair anlam bütünlüğünü meyhane kelimesiyle sağlamaya çalışır. Ona göre ilahi aşkı ifade eden mey ilahi aşkın yaşandığı meyhanede içilir.
 
Meyhane kavramı hakkında müstakil makale yazılmamış, bazı kitap ve sözlüklerde kısaca değinilmiştir.
 
“Farsça, içki içilen yer demektir. Kulun aşk ve şevkle Rabbine münâcât yeri. Kâmil arifin Allah aşkıyla dolmuş gönlü, tekke, lâhûtî âlem.” (Ethem Cebecioğlu; Tasavvuf Terimleri ve Deyimleri Sözlüğü, Otto Yayınevi, 2014)
“Meyhâneden kasıt tekke veya dergâh; mahbup ve maşuktan kasıt ise Cenab-ı Hak’tır. Şem`, ilâhî nur; sâkî ve sârbân mürşit; hum, humhâne, kâse, kadeh, cam kelimeleri âşığın kalbi; mutrip de ilâhî hakikati öğreten kişi yani mürşittir. Bunun gibi daha birçok terim farklı anlamlarda karşımıza çıkar.” (Azmi Bilgin, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, C. 40, İstanbul 2011, s. 381.)
 
Büyük mutasavvıf Yunus Emre bakın meyhaneden nasıl bahsetmiş;
“Bir sakiden içtim şarap,
Arştan yüce meyhanesi…
Ol sakinin mestleriyiz,
Canlar onun divanesi.” (Yunus Emre)
 
_________________________________________________________
Kaynakça: 
Bahadır, Savaşkan Cem; Şeyhülislam Bir Şairde Şarap Kavramı; Şeyhülislam Yahya Beyin Disünler Redifli Gazeli, Uluslararası Sosyal Araştırmalar Dergisi, c.7, s.9.
Bilgin, Azmi; Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, C. 40, İstanbul 2011, s. 381.
Cebecioğlu, Ethem; Tasavvuf Terimleri ve Deyimleri Sözlüğü, Otto Yayınevi, 2014.
Kılıç, Mahmut Erol; Sufi ve Şiir (Osmanlı Tasavvuf Şiirinin Poetikası), İnsan Yayınları, 2004.
Saraç, Yekta; Tasavvuf Edebiyatında İçki Kavramına Giriş ve Yunus Emre Örneği, Makale.
Üstüner, Kaplan; Divan Şiirinde Tasavvuf (14.-15. Yüzyıllar), Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Ankara, 2007

 

 

Bir Yorum

  1. Mustafa KUZUCUK

    Zeynep Hanım, eliniz sağlık. Şarap, şerbet, ve şurup kelimeleri üzerinde de durulsa olur muydu acaba diye düşündüm. 1826 ve sonrasında tekke ve zaviyelerin hedmi, gayr-i menkullerinin miri araziye kaydı, dervişânının teskîni acaba mey ve meyhane kavramının günümüze nakli farklı mı oldu?

Bir Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir