Aşkın İç Avlularında

NECATİ SARICA
Aşkın İç Avlularında
 
Dünyanın renginden midir nedir bilemediğim
Meylimi verişim bir güzele
Aşkın sokağı kaderin meyhanesinde
Duyar gibi olduğum kuşların ve ağaçların söylediği şarkıyı
Duyar gibi olduğum gölgesi olmayan çocukları
Ve aynada yüzünü göremeyenlerin
 
Han kapısıdır dediğim gam kapısıdır dediğim
Bozgun yedim bozgunyerim oldu kalbim
Çakallara yenik düşmüş bir aslanın kanıyla yıkandığım
Her yolda bir yolculuk her yolculukta bir yol aradığım
Yine gecelerin bir yarısı
Kınsız kuşanılmış bir kılıç yalnızlığı
Menzilsizim varışım yok
Yok başka uyanışım
Aşkın iç avlularında kalbin iç avlularında
Kendi izine düşmüş bir avcı gibi av olana kadar yürüdüğüm yollarda
Ah bütün yolları yol eylediğim
Gönlüme bir göz ve silemediğim sürmesini gözlerimden
 
Tuttum parçaladım kendi yakamı
Kendim kırdım boş kalmış kadehlerimi
Seninle kırdım ben kaderimi
Ey saki ey gönül kuşum seherin esintisindendir bu şiiri yakışım
Son bir kez daha sen doldur kadehimi
Son bir kez daha ellerinle sen kırdın kaderimi
Ateşin sokağında kaldı kaderin meyhanesi
 
Cezbesiyle emanet aldığım dervişliğin ahı
Ve kalbimin kanıyla dersini aldığım aşkım ile
Düş olduğum dertlerimle titreten secdelere vardığım
Hatırına
Hatırıma ve hatıralarına kaderdir dedikleri
Benimse ey divanelik dediğim kalbimin iklimleri soluyor
Baharımda bahçemde bir feryat ile bir ah ile aşikârın olduğum
Zerre zerre kıyametinde kalbim sanki bir mahşer yerim
Doldur ey saki doldur ey gönül kuşum sen yine
Bitti dediklerini doldur ellerim yansın
Dillerim lal olsun
Kalbim kanasın diye
Kalbimin kanıyla bir kadeh doldur
Şarabım kanım olsun diye
 
Denizi ayırdılar dalgasından incilerinden mercanından
İlk hüznünden ayırdılar şarabımı
Bir divanelik bir feryat bir ah ile
 
Meylimi almış gidiyorum
Soğuk soğuk sular içmeye
Bir nefes alıp bir nefes vermeye
Ezelin sabahına düşmüş zülfüne
Rengârenk firketeler taktığım günlerin hayaline
Sığınmak için üşüyen köpeklerin kalbine…
 
 
 

BIR YORUM YAZIN

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir