blank

Artvin Yolculuğu

SERAP GÜNER Artvin Yolculuğu

SERAP GÜNER
Artvin Yolculuğu
 
"yükselen dağlar yemyeşil, dereler, çay bahçeleri…"
 
Sağımızda yemyeşil fındıklar, çaylar, solumuzda gülen masmavi deniz… Birden gökyüzü somurtarak gri elbiselerini giyiyor, yavaşça ilerliyoruz göğün ışığında. Tüm şehirler yüksekten el sallıyor. Sabırla tırmanıp iniyoruz. Bazıları plajda güneşleniyor, kimi çay selesi sırtında iki büklüm, kimi fındık dallarında yorgun terlemiş. Hopa'ya kadar yemyeşil dağlar, mavi gri denizin sarhoşluğuyla ilerliyoruz.
 
Akdeniz’de, Ege'de duyduğunuz hislerden uzak, o denizden farklı bir deniz bu. Ürkütüyor arada, bulutlar coşup, kızdıkça serpiştiriyor ortaya yağmuru, olanca hızıyla. O sevimli güneş birden saklanıp hüzüne bırakıyor kendini. Hopa'dan akşam nemli ıslak halimizle ilerliyoruz, hiç kurumayan giysilerimiz, kurumaya başlıyor. Yükseldikçe, tırmandıkça kuruyan hava ve denizden yavaşça uzaklaşıyoruz. Sağımızda yükselen dağlar yemyeşil, dereler, çay bahçeleri, orman başlıyor hızlıca.
 
Borçka ve derken daha da tırmanıyoruz, kıvrım kıvrım yollardan. İçimizde merak, akşam tırmanışından kaynaklı hafif bir korku, kıvrıla kıvrıla uçurumlarda ilerliyoruz. Doğa tüm hediyelerini sunmuş, tertemiz hava, yemyeşil orman. Solumuzda Çoruh belirdi artık çok yüksekten görüyoruz. Tahta evler, bal yapanlar başladı artmaya. Eskiden gördüğüm çılgın Çoruh baraj yapımıyla biraz sakinleşmiş görünüyor. Heyecan dorukta, karanlıkta bir yağmurla Artvin’i selamlıyoruz. İki kız yeşil elbiselerini giymiş kayalıklarda dimdik ayakta. Eskiden bir caddeydi, şimdi iki cadde olmuş. Kıvrılarak tepeye tırmanıyoruz. Burada, 'hadi canım biraz yürüyüş yapalım' denilecek düz bir yol arıyoruz, lakin biraz zor…
 
Oksijen genzinizden hızlıca yanarak ciğerlerinize iniyor, tepeden harika bir ışıltı görünüyor ve horon sesleri… Çoruh aşağıda yeşil bir ipek gibi serilmiş, kayalıklar asker gibi dimdik… Her yer eğlence, biraz da hüzün kokuyor. Uzaklığın, bir yerlere ulaşmanın zorluğunun verdiği hüzün. Dükkânların önünde yiyecekler öylece duruyor. Hırsızlık pek uğramamış buralara. Herkes sıcak ve yardımsever… Yağmur, Karadeniz’in diğer yöreleri kadar çok değil.
 
Hava Doğu Anadolu, manzara Karadeniz, sohbet en iyi eğlence, sevimli sıcak insanlarıyla, yaylalarıyla Karagöl’üyle bir sonraki gün tanışıyoruz, otobüsten inip horon tepen sevimli, neşeli, biraz da hüzünlü insanlar. Sevdim ben sizi Artvinliler.
 
Artvin Yolculuğu

BIR YORUM YAZIN

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir