blank

Soyguncu Kate

CANER KUT Soyguncu Kate |ÖYKÜ|

CANER KUT
Soyguncu Kate |ÖYKÜ|
 
Şeytan olduğunu söyleyen güzel bir kadına kim inanır!..
 
Kate, böyle bir kadındı. Kötü ruhlu, sanal bir soyguncuydu. Yüzünü görmeyip sesini duymadığı insanları soyup soğana çeviriverirdi. Geride ıslak hazlar ve kötü ağız kokuları ile baş başa kalan zavallı insanların nesi var nesi yoksa götürürdü. Soyulduklarını anlamaları bu insanlar için zor olsa da kaybedilmiş bir umudun açtığı yarayı onarmak kadar asla olamazdı. Kate, bunları umursamadan her halde sevilen bir soyguncu olmayı başarıyordu.
 
Bir gün; her şeyi değiştirebildiği gibi Kate'in yolunu da değiştirdi. Aşk düşkünü bir adam onunla karşılaştı. Adam bir anda Kate’i ele geçiriverdi. Kate, soygunlardan elde ettiklerini sakladığı yerleri hiç düşünmeden ona gösterdi. Bunlar kurgulanmamış sayısız düş kutularından ibaretti. Bazıları boştu. Derin acılar kokuyu bozsa da, gelecek için ümitler tazelik vermeye devam ediyorlardı. Acı kokular Kate'in bedenini işgal ediyor, onu şeytanın sözleriyle avutuyordu. Kate, güzel yüzünü tazelemek için düşlerden soyutlanması gerektiğinde, yeni açtığı sanal ortamlarda yıkanıyor ve parmak uçlarıyla bedeninin sıvazlıyor, beynini yumuşatıyor; belleğini kırıp içini boşaltıyordu. Sonra yine, soyduğu insanların kurgulanmamış düşlerini ve şeytansı acılarını bir küçük haz karşılığı koparıp alıyordu. İnce bir alaycılıkla yoğurup göz bebeklerine gizliyordu. Sonra da depoya atıveriyordu.
 
Aşk düşkünü adam sırları elde edince, Kate gerçeğe teslim olmayı kabul etti. Bütün kapılar yeniden açıldı. Kan ve irin aktı yerlere.  Simsiyah acılıklar duvarlara yapıştı. Uzun süre ayakta duracak yer aradılar. Sonunda keskin bir ateşin içlerine girmesiyle kendileri de yanmaya başladılar. Kate, yandıkça ışıyordu. Uzunca bir süre yandı. Her şey yandı. Korların üzerinde küçücük bir parıltı duruyordu. Bu Kate'den kalan tek gerçek parçaydı. Aşk düşkünü adama kaptırdığı yüreğiydi son kalan. O yürekle yeniden bir yaşama başlayabilirdi. Soydukça kaybeden bir yüzün soyunan yüzüyle yaşayabilirdi.
 
 

BIR YORUM YAZIN

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir