Üşüyen Gülüşler Sakladım

SÜNDÜS ARSLAN AKÇA 2

SÜNDÜS ARSLAN AKÇA
Üşüyen Gülüşler Sakladım
 
‘’Dünyanın bütün çiçeklerini getirin’’ diyordu şair
gidiyorum
duman duman dağların arasından
çiğ damlası düşmüş hatıralarıma
yıllar
yıllar evvelinden
ellerime uzanan hürmetten dudaklar
götürdü uzaklara
hani çocuk öğretmen dediğim yaşlara
yine kar boran
yine önüm sıra kıvrıldı
Alagöz’ün yolları
endişenin heyecana galebe çaldığı
ve koca bir bilinmezlik içinde
gidiyordum aşk ile
yayla kokulu çocuklar
öptü yanaklarımdan
zorluk ve hoşluğun çatışması ruhumda
istikbal
saflığın adıydı
çocuklarındı
 
‘’Dünyanın bütün çiçeklerini getirin’’ diyordu şair
geçiyordu zaman
ısınıyordu yüreğim ayaza inat
düşten  zırhıma büründüm
vursa da birbirine dişlerim
kurtlar ulusa da
ölmek korkusu titretse de yüreğimi
ne gam
çocuklar vardı içimde coşan
tezek kokusunda ısınan gözler
ıslak ayaklar
yazgısıydım
nemli bakışların inan
 
‘’Dünyanın bütün çiçeklerini getirin’’ diyordu şair
sevdanın çiçeklendiği yerden geliyordum
Irmakların belediği çocuktum ben
belleğimde bitmeyen köy türküleri
üşüyen gülüşler sakladım
uzun kış gecelerinin koynunda
azmin desen desen işlendiği
sevgi mahzeninde
deli çağın sabır terkisinde
emeklerim
sarı sıcağın alazladığı
ah Ankaralı bebelerim
 
‘’Dünyanın bütün çiçeklerini getirin’’ diyordu şair
kıraç toprakların boz çocukları
ne de özeldi
gamzenizde gün doğumunun seyri
çocuklar ki
her dilde
her renkte güzeldi
ve yine köy türküleri dolanır durur
kaderine terkedilmiş Anadolu’da
Şeyh Köyü’nün çocukları karşılar
öğretmenini
sırtında koca bir zoru
omuzlarsın kolayca
aşk olmasa
kim seni tutar bu dağ başında
 
‘’Dünyanın bütün çiçeklerini getirin’’ diyordu şair
bitmedi dönüp duran köy yolları
soğuğun sıcak yüzleri saklıydı
mendile gizlenmiş sevgi sunumunda
göğe değerdi başım
masumiyet öptükçe alnından
Günebakan çocukları gülümser hatıralardan
ardından Korulu…
işledikçe işleniyordum
ve eriyordum yüreklerde
bitmeyen köy ezgilerinde
 
‘’Dünyanın bütün çiçeklerini getirin’’ diyordu şair
etekleri tutuşmuş Yaseminler koşar ardımdan
aşk ile taçlanmış
giderken
kaç gülüşü sakladı yüreğinde
kaç susuşun içli şarkısı kaldı dudaklarında
şimdi
çiçekler büyüyor toprağında
bu gidişte
bahar bu denli üşümemişti tenimde
bu denli dokunmamıştı yeşil
 
ve bir yıldız daha kaydı ellerimizden
gidiverdi Cengiz öğretmen
nice birikmişlerin hüzün tufanı içinde
tükeniyordu köy türküleri
günbegün
zil sesleri eşliğinde
öğrencilerim
şimdi her biri kim bilir nerde
hangi gelincik tarlasında sevgi dermekte
‘’Dünyanın bütün çiçeklerini getirin bana’’ diyordu şair
daha kaç zil sesi ömür taşıyorum
ya da kaçıncı zilden sonra susacağım
bilmiyorum
sadece
seviyorum
dünyanın bütün çiçeklerini seviyorum
bilin istiyorum
 
‘’Dünyanın bütün çiçeklerini getirin’’ diyordu şair
şimdi götürün beni
 
________________________________________
Bugün 24 Kasım Öğretmenler Günü
ve hem öğretmen hem öğrenci diliyle yazılan
Bu Şiir Öğretmen Sündüs Arslan Akça’nın Şiiri
Bu vesileyle Asanatlar olarak
Tüm Öğretmenlerimizin Öğretmenler Gününü Kutluyoruz
 
 

BIR YORUM YAZIN

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir