Olasılıklar ve Karşıtlıklar Ya da 11. Sahne

NECATİ SARICA
Olasılıklar ve Karşıtlıklar Ya da 11. Sahne
 
Eski Yunanlılar dünyaya kozmos demişler. Bu tanımlamanın kaynağındaki itici güç onların optimist dünya görüşündendir. Dendir!… Ve mutlak zannettiğimiz bütün inançlarımızın belirsizlik kenarında cüzi bir inançsızlık vardır. Don Juan sadece bir İspanyol hovardasına indirgenebilir mi? Sezai Karakoç Üstad, Mona Roza'ya ne kadar indirgenebilirse… Yüceler divanına yalvarmayı bir yol olarak seçen adama deli ya da dengesiz deyip geçilebilir mi?
Derler ve geçtiklerini zannederler!
Adam kendisine bir mezhep kurmuş olamaz mı?…
 
11. SAHNE:
 
Sonra bir köprünün altı ve orta yerinde caddenin. Saat gecenin öbür yarısı dilim dilim doğranmış bir yarısı. Baştan sona yarasıyla bir adam kapkara paltosu lime lime omuzlarında. Far ışıkları ve yağmur altında. Ölüm hakikat meleği duruyor karşımda. Şimdi ben gecenin ta kendisiyim. Fren sesleri küfürlere karışmış. Paltom pelerin gibi savruluyor rüzgârda. Küle çevrilmiş bir adam hiç yanmadan. Mazlumun ahı bir köşeme sinmiş ve bir başka köşemde simit tezgâhının kıyısından havalanıyor serçe kuşları. Olasılıklar ve karşıtlıklar çılgın bir dans tepsisinden. Kaldırımda kan lekesi var. Beyaz tebeşirle çizilmiş bir ölümün sesi.
 
_______________________________
necatisarca@gmail.com

 

Bir Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir