Hıçkırığın Arkasında Ya da 10. Sahne

NECATİ SARICA
Hıçkırığın Arkasında Ya da 10. Sahne
 
Mozart'ın sesi çıkmıyor, yaran çok derin, sızan kanın renginde sesi boğuluyor. Faust ne kadar somut durursa, Mozart solan bir gülün solgunluğunu içselleştiren bir mücerrettir. Ve bu vahşi depresyona çare… İşitiyorum ve bilmiyorum, bilemedikçe çıldırdığımı işitiyorum söylüyorlar sade ben işittikçe sınırsızca çok daha fazla oluyorum.
 
10. SAHNE:
 
Sen bilirsin, bak bir mezarcı ve doktor beni bekliyor
Tırnaklarımla girdikleri bir hazine avında
İnci ve mercan mı bulacaksınız yerin dibinden fışkıran karanlıkta
Tırnaklarımla katıldığınız bu kazıda kırdıkça kırdığınız kanattıkça kanattığınız bu kazıda
Sonra hep sonranın sonsuzluğunda
Zincirlerinden boşalmış bu karanlıkta
Kırık dökük oyuncaklar bir dağın ardında
Bir hıçkırığın arkasında, kırık camlar arkası paslı bir gecekondu avlusunda
Hiç büyümeyen bir çocuk hiç büyüyemeyen
Kar tipi fırtına altında bir gece, gece ve karanlıkta
Tek yolcusu olduğu, çok yolcusu olduğu kervan, patlama sesleri arasında bir kahraman
Köpekler kudurmuş sayısıyla altı ve kara
Camdan bir kulede kapısız ve çıkışsız bir korku ışıklar altında
Mavi gözlü ve kar beyazında yeleleriyle yedinci
Sonra ardından karanlığın içinde kaybolan
 
 
_______________________________
necatisarca@gmail.com

 

Bir Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir