Çok Cehennem Ya da 2. Sahne

NECATİ SARICA
Çok Cehennem Ya da 2. Sahne
 
Bütün simülasyonlarda bi baştan çıkarıcılıklar vardır. Gerçeğin bütün imgeleri için durumlar tam da böyledir. Gerçeklerle yaşamak yerine bu yüzden imgelerle yaşamak bize çekici gelir. Aşk şiirleri okuruz ve aşka âşık oluruz. Kolaydır rüzgârda sörf yapmak.  Leyla deriz, Hüzün der bela deriz. Aşk gelip kapıyı çalınca ve kerbela hayatın tam da ortasında beliriverince kaçıveririz. Aşk imgeleriyle o kadar çekici ve ayartıcıdır ki sahte hüzünler ikinci el insanlar yaratır. Birinci elden insan olmak ve aşkın deryasında, başka bir insanda boğulmak kahredicidir. Bir olmak istersin yalnızlığını ve çaresizliğini yaşarsın. Nefes alamadığında, yutkunamadığında ve göğüs kafesin yarıldığında jestsiz ve mimiksiz bir ağlamak vardır. Başladığında durduramayacağını bil ve kendini koru aşktan. Aşkolsun deme o yüzden… Aşkolsun deme o yüzden… Aşk olursa… Kahır olursun… Git işine” Yapısalcılık” yalan de. Tarih de Hukuk de. Sonuç; böyle işte…
 
(Sahnesizliğin belirsizlik kapısı aralanır. Gerçek oldukları algılanamayacak derinliklerden. İniltilerinde sağır kulaklar kulaklıklarını unutmuşluklarıyla eriyip yok olurlar. Birdenbire yokluğun tam da olmayan merkezinden bir çığlıkla yükselen yer altı fışkırmaktadır.)
 
2. Sahne:
 
“Tanrım“ der adam bu ne kadar çok cehennem
Ey batıl olan benden uzak dur
Yeni sahne kurulur ve o anda bütün uzaklar yakın olur
Yeni sahnemizin derin hayatından bir fısıltı bize seslenmektedir
Cehennemdesiniz cehennemdesiniz
Cehennem sizsiniz cehennem sizsiniz
Her şey bir rüya gibi
Kendi kendini gören bir rüya gibi
Adressiz bir adam yolumun önünde yüreğimi buruşturup atan soruyu soruyor
Pardon gurbet ne yandadır acaba
Gurbet diyorum gurbet benim, benim evet gurbet benim
Adam yeni sorusunu çarpıyor suratıma
Sizin anneniz karanlık mı?
Bilmiyorum!
Şaşkınım
Yok diyorum yok ben sadece karanlıkta doğmuşum
Yoksa annemi bilsem böyle mi olurdum
Nasıl?
Yani gurbet diyorum
Karanlık bile olsa insanın bir annesi olması yine de güzeldir diyorum
Olsun gurbet de güzeldir deyip kayboluveriyor
Gurbet ve güzel
Kayıplar haneme bir çentik daha atıp
Olur mu gurbet bile güzel olur mu diyorum
Şaşkınlığım diyorum
Şaşkınlığım yeni bir bakış gibi
Ve yine görüyorum
Olmaz olanlar olsun diyerek
Gördüklerimin derin sahnesine ürkek bir son bakışla aynı soruyu soruyor
Kim gördükleriyle yaşayabilir ki?
 
 
_______________________________
necatisarca@gmail.com
 

Bir Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir