Çocuklar Ceylanlar ve Güvercinler İçin Çıktım Ortaya

CAFER TURAÇ
Çocuklar Ceylanlar ve Güvercinler İçin Çıktım Ortaya
 
öyle gözlerim vardı ki bakış ötesi gözler/kaybettim
bir ceylan ürkekçe oturdu yüreğime avcılar gidin dedim
gidin dedim aralarında cam kırıklarından oluşma bir adam
çocukları sorup sorup durdu hani dişleri sütbeyaz yanakları al
nedense ilkin bir köpeğin aksayan ayağından girivermiştim söze
satacakları etleri sürekli ısıtan cadde başındaki kör kadınları
avuçları alüminyum mor iki çift lafları günah kırmızı
habire anlatıp durdum kimlerle döşeme ördüğümü
ama onlar dinlemediler
 
ne olduysa o zaman oldu üç bağrıyanık ve ben
saptık hiç ayın ondördü uğramamış sokaklarına kentin
öyle gözlerim vardı ki şimdiki zamanlı tarifi yok/anlatsam olmaz
soluyan adamlar gördüm baştan aşağı tutuştu tutuşacak
eski derecelerde ekmek için fırdolayı gurbetçi anlayabildiğim
anlayabildiğim vaktiyle hali vakti yerinde taşrada alkışlanan bir öğretmen
çeyrek zamanım kalmışken korsan ışıklar giyinmiş bu otel odasında
kolaçan edemem bu yabancı perdeleri hem gözlerim baygın
ve gemiler yüzdürüyor
perde deyince hemen yetmişlikler bayramı gözkapaklarımda
nasıl eller vardır nasıldır duaları sırlarına amenna
elbette, şu beton duvarlara harç niyetiyle sıkıştırılan nice gerçekler vardır
hasta bir kalbin anlatmaya mecali olmadığı tıpkı benimki gibi
 
diyorum ceylanların çoğu sahipsiz kaldı ey boş gözlerle bakışan ihtiyarlar
siz sadece kendinizi sakladınız yıllarca kendinizde/ya alıngan
gözlü ceylanlar
birinci itirafım avlık çocukları tanımıyorum avcılar gidin artık
isterseniz gözlerimi alın bu bakış ötesi gözlerimi
belki bulursunuz
el âlem akdeniz deyince bende yürekli afrikanın haritasını
ayak tabanları ki kanama tanımadan dilim dilim bir anayı
ama ayak dirediler ille de çocuklar deyip dirediler
hey ben kaçın kurrasıyım üstüme gelmeyip sırtlayıp
uçkursuz beyinlerinizi
en sıcak bölgemde sakladım kış ortasında onları
bir zamanlar bir öksüzü de saklamıştım kimseler bilmedi
sonra beyaz güvercinler gibi geçti gitti diyeceğim yok
çocuklar kalplere kapanır ve uyurlar bilmem bilir misiniz
kulakları yalnızca bu seslere açıktır/kaydı var
güvercin özlemleri öylesine hafiftir dönüşür saçaklı uçurtmalara
zamanla fark etmezsiniz saf dudakları dönüşür yalanlara
en çok çocukların beni eyleme donatmalarına
bayılıyorum/köşe başlarında tabancalarını
uzatıp bir zenci gibi ensemden boyuna vuruyorlar boyuna
 
savaşım onlar için birikmiş düşlerimin güncelleşmesi onlar
şimdiki hayalleriyle söz kondurmam avcılar da kim
haklarını ödeyemem masum duruşlarıyla paha biçmem ne mümkün
siz en fazla balkon çiçeklerini iyi bilirsiniz bir de papağanları
oysa onlar soyutça tanırlar peygamber çiçeklerini ve hüthüt kuşlarını
ebabil kuşlarını velhasıl uçmak adına ne varsa
onları saran eller sizlere değse yanmam baksanıza
şu kızcağız gül yorumu
şu ahmet ki özet sevgiler aramayın olursa böyle iyi
ayaküstü sayıyor yaşamanın ani alarmını
gözlerim gündemdeyse ya da geri gelmişken
çocuklar sıralamalıyım a b c /tasnifime kıymayın
ben böyle anlatırsam sakın alınmayın çünkü bakış ötesi gözler
eğer beni tuttuysanız köpeklere atmayın yem olmayı beceremem
terliyim geç kalmışım avcılar bol duvarlarda afişler
gelsin kahkahalar gitsin yürek burkulmaları akşama ödeşiriz
 
nasıl olsa metafizik fiziklerden bir fizik ve yeşil yandı
aklıma gelmişken bıçaklar vur şarkılar kur boğaziçi ne güzel
değil mi ki balıklar hür şatolar hür osmanlı kuş kondurmaz
mahur besteler adına kılıç kuşandık çıktık ortaya dilberim
olagelmiş bir akşamdır yaşasan deney olur hodri meydan
yavuz ki köleler için sanki küpe takmamış köleler
gibi sanki istanbul şehir
olagelmiş yaşamadır ezan okunuyor perdeleri çek yukarı daha yukarı
kızlara ne demeli pazarlarda enflasyon fiyatlarla
oğlanlar ki hiç sorulmaz batan güneşler gibi gitgide batı
mahpus edin çocukları balkonlara ve çamaşır sepetlerine
aman halılar kirlenmesin temizliği zor çocuklar nankör
salın kadınları sokaklara/yakında simitçiler de değişecek
 
a adlı çokcuklardır yürekleri felç istambil kağıtlarını tutar
toprak hasretinden geri tepen silahlar oluşturdu b çocuklar
c çocuklar ki çikolatanın varyantlarını çıkarmada pencere önlerinde
avcılar ceylan kovalamaktan yorgun ve cam kırıklarından adam
usta bir şehirli ki kasları yeni yeni çözülmekte betonluğundan
dağlı bir avcı olmaya doğru namuslu bir avcı olmaya doğru
a b c çocuklar yaklaşın yaklaşın hep bana doğru ve herkese
çelik çomak silgi kalem fotoğraflar sinemalar ve hiç belletilmeyen
ayetler süreler işte yeni yeni yasaklardan kurtardığımız sevgi
işte uçmanın yedi bilmem kaç çeşidi orasını sen düşün
haydi a b c çocuklar yolumuz sevgiye doğru/elifbete.
 
 
 

BIR YORUM YAZIN

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir