Ayışığı Ayrılışlar ve Dövüşmemiş Delikanlılar Üzerine

CAFER TURAÇ
Ayışığı Ayrılışlar ve Dövüşmemiş Delikanlılar Üzerine
 
gel tut ellerimi çocuğum, ayışığında yunmuş ellerimi
umuttan yorulmalardan ve savaşlardan artakalan ellerimi
yalnız bırakılmış çehremi ve miat tanınmış aşkımı
milatlanmamış babamın hayatını ve anamın
lirikleştirilmemiş hamur yoğuruşlarını
ve benim dövüşmemiş delikanlılardan alınma
hüküm çıkarılmamış bir felâket kalbimi.
 
ölümün birinci cildinde yer aldığımı biliyorum
şaşmayan, benimle tevellütlü ve benimle sürüp gelen
rüzgâra açık göğsümün hudut bilmez şarkısıdır
yorgun deltalar üstünde bu yatalak otların,
ve yıldız böceklerin ve ak yeleli atların
hayattan bir daha usanmasıdır.
 
sıladan ayrılışlarımı imsak vakitleri ayarlar
gecede bir umut gözlerim bir kara haber anne ağıtlarına
bir roman sayfasında miyoba yaklaşan/uzaklaşan gözlerim
bir deri, bir kemik baba resmidir
sevgililer ki prangadalar yalnız bir sevgili adına
adreslerini çıkınıma yerleştirdim bütün isyanların
ömer ortanca kardeşim yeniyetmedir
suçumu yerleştiremedim üstlenmedi ömer
bir zakkum ejderha gibi açmadı onda, sürgün boy vermedi
ömer dokuzyüzmişdörtte gitti, gelmedi.
 
cümlemiz bu yolda seferberiz Allah’ı razı etmek varken
cümlemizde göğeren umut varken ve çatık kaşın alıngan
suskunluğunu anlatmak varken
canım sen varken gülüşün oylumlu güller mor güller varken
düğmelenmemiş güzellikler aşkına sen git bir akşam üzeri
enli-boylu ölümler seç ölümler için sen git çocuklar üzeri
var git adın nerde kazılıysa en çok cenup üzeri/ürkmez turnalar gibi
taptuk’un yunus’u donandırdığı gibi donan
 
bir şimâl üzeri git garbı mesafem şarkı afgan üzeri
 
ben eyvahlar içinde bir eyvah arıyorum sen ne sayarsan say
tut elinde savaşın erken çalınmış tefini
ay tutulmalarını, aşiret bürünmüş köy delikanlılarını
köpek havlamalarında geri kalan devasa yetişkin delikanlıları
hür ve kıskanç küf mağaralar örneği karanlık örtünmüş miskin zümre delikanlıları
eviçlerinde kollanan kollandıkça namuslanan ve hanım hatun kızları
öpüşlerin yakıştığı ama artınca solduran/zayıflatan çocukları
bir kent soyunurken ehramlarını.
 
yoğunlaşın bende ey hercai ölümler/düş kepenklerim inin
ay yoğurmuş ellerini uzat sevgilim uzat
çömlekte lor peyniri yufka ekmek ağzım tütün kokuyor
ağzım diyarbekir kokuyor saçlarımı trenler savursa yeridir
bir yârim var biraz devr-i cumhuriyet
biraz osmanlı ipek şalın içinde saray dilberi biraz
meydana çıktığından beri benim yârimdir
bir yârim var bir aleme kıyamet
 
sen varsın, yârim de var
namlulara emanet.
 
 

BIR YORUM YAZIN

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir