Rüzgârlı Diyet

CAFER TURAÇ
Rüzgârlı Diyet
 
Dalgın su şahitleriydik, ay dolanırdı yatalak kaputlarımıza
kırılırdı kaval sesleri kumrular uyandırırdık
ısabella genil nehrine düşerdi, durup eteklerine bakardık
bir de kadife çiçeği alırdık intiharı kınanmasın diye
büyük boy resimlerimizin önünde
ve kaçardık mermeri çalan kuğuyu öpen görüntülerden
birçok abdullah olarak şadırvanlarda
şedid-i gırnata yüzüyle genile düşerdi ısebella
 
Hakir topraklar seçerdik maiyetimizin gizli gözyaşlarıyla
cennetlerimizin unutur, derimizi değiştirirdik.
dalgındık sedef gemilerle taşınırdık
yaz gelirdi, ince ve şehlâ ısabella’yı düşünürdük
dilimize tütün basardık keserdik kulak memelerimizi
bir mektupluk çocukluğumuz olurdu, ısabella’ya yazardık
mumlar yanmazdı mahrem odalarda, kalırdık
 
Dilsizdik duvarlarda işaretlenirdik
her şey yaşanmış bitmişti, tarçın kokmazdı sedirimizde
eski bir çalgıcının rüya tabirlerine uyanırdık
bir küsur şekilde görülürdük arap kanı içilen maşrapalarda.
sakin sayfalarda seyredilirdi ısabella,
sonra madrid sularında
esmer kahkahalar alırdık kalpaklarımıza
oysa çöl susar genil akmazdı iki kurşunî gök arasında.
 
Dalgın su şahitleriydik, geçip gittik,
naim kederler kaldı sandukamızda
gözbebeklerimizde kumsal ölüleri
sakallarımızda tebeşir anılarıyla
yorgun atlardık zaten, üşürdük, mabetlerimiz de yoktu
çadırımızda ısabella ağlardı “çöle dön! çöle dön!
yani metruk elhamra şarkılarıyla
abdullah kaldık bahtsız palmiyeler altında.
 
 

BIR YORUM YAZIN

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir