41Gram

ABDULKADİR BOSTAN
41Gram
 
cehennem dediğin yanmaktan ibaret olaydı
kül olmak hiç bu kadar yakışır mıydı insana…
 
yüzümü aldım karşıma
bak dedim bu kalbim, yere düşmüş bir şeyler var içinde…
 
gitmenin vardığı kasaba
yolu ikiye bölen hancı, elinde su ve tandır
elinde gül ve âmiyâne bir tabir
büyük bir gölgelikte birikmiş siyahın sesindeki o ihtişam
dinleyin diyorum vurdumduymaz siyahı dinleyin
çok beyaz bir şeyler var sesinde, sanki süt sağıyor dudakları
evlerin önünde koşturup duran sevmek adında bir telaş
ve o telaş içinde büyüdüğüm şehrin, yaşlılık kapısında bekleyen direnç
mütemadiyen geldiğim, o yanlış adresler ve hiç kimseler
buruşturup buruşturup attığım ellere, bir bir bir uzanıyor ellerim
babalar neden evin en korkunç odası diyerek
neden yüzü asık bir çiçeğe özenir anneler
neden kız kardeşlerin yüzleri hep bir hançer kesiği
neden herkes; aynı sahnede yumruk yumruğa gelmiş iki uzaklık
neden melekler yuva yapmaz sesimizde
neden yazdırıyorsun bunları bana
-neden…
 
vuslat dediğin aynaya her baktığımda
sanki, susamış bir nehrin dudaklarından öpüyor bir ceylan
-biliyorum!
bu dünyayı sana döndüren bir şey var içimde
bir yolculuk var, beni durmadan sana döndürüp duran
etten kemikten olmayan bir şey bu, dağdan çamurdan
yüzündeki nar dağılmasın diye
kalbimin nabzını tuttuğum zamanlardan gelip duruyorum
dedim madem insan, insana
iki gül, dört diken miktarınca ağırlık
madem herkesin yarası herkesçe anlaşılmayan yabancı bir lisan
-dağılın dedim bütün ölçekler yalan
 
Allah’ın gazabından
Allah’ın merhametine kaçan kalbim
şimdi sana; yutkunduğum şeylerin keskin tadından bahsedeceğim
o, bu, şu dediğim, bir nehir gibi akıp giden onca insan karmaşası
sözcükleri tanrı zanneden sanal şairler
içime boydan boya dünya desenli kilimler seren hayat
üzerinde iri besili yoktan adamlar
ne olur kuşlara aldanma
göğün en güzel yerinde değil miyiz diyen simetri
kardeşçenin kalleşçe okunduğu alfabe
hancı diyorum atından inen bir dev edasıyla
doğamda; savaşmak var benim, doğamda aşk
doğamda; ebubekir, ömer ve ali var
merhamet adlı kılıcın kabzasında peygamberlerin parmak izleri var
yenildiğim bunca bahaneye inat
doğamda; zulme karşı ölüm desenli atları sürmek var
 
-sonra
bir koca çınarın önünde eğilip "söyle" dedim
insan yaşarken neden hep 41 gram eksilir
 
özümü aldım karşıma
bak dedim bu dünya, aklıma düşmüş bir şeyler var içinde…
 
 

BIR YORUM YAZIN

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir