Savaşın Eşiğinde İnsan

HÜSEYİN KAYA Savaşın Eşiğinde İnsan

HÜSEYİN KAYA
Savaşın Eşiğinde İnsan
 
Savaştan kaçmak
Ya da bir zulmün önüne geçmek—
İşte insanın sınavı.
 
Korkutur beni ürperirim böyle zamanlardan
Ya korkup geri çekilirsem,
Ya isteksiz kalırsam
Nasıl bakarım kendi yüzüme?
Ve nasıl utanırım varlığımdan
Kaçınmak yüce varoluşumdan.
 
Ölmekten öte bir şey vardır bazen:
Göre göre ölmek.
Bir kavga çıkar ansızın;
İki insanın öfkesi
Bir mahallenin kaderi olur.
Nasıl araya girmeden ayrılır insan?
Nasıl susar
Haksızlık gözünün içine bakarken?
 
Savaşlar…
Haksızlıklar…
Ne büyük bir delilik bu.
Birilerinin aklından çıkan ateş
Başkalarının kaderi olur.
Niye biz
Bizden çıkmayan bir deliliğin
Mağduru oluruz?
 
Ama bir de yiğitlik var—
İnsanın kendine karşı verdiği söz.
Belki Tanrı’ya yaraşır olmak:
Ayakları üzerinde durmak
Ve geri dönmemek.
Çok gelgit sarar insanı o anda.
Zihin korumak ister seni.
Erdem fedakârlık buyurur.
Sevdiğin yüzler düşer kalbine.
Gelecek senin yokluğuna gebe.
 
Ama yine de…
Denemişimdir.
 
Kalabalığın ortasında
Oğlumu kurtarmak için
Bir kalabalık ölümün ortasında kalmak gibi
 
Sevgili mutlu olsun diye
Ölüm sessizliğine bürünmek gibi.
 
Denedim eylemlerde—
İlk dayağı ben yedim polisten,
Başkaları için.
 
Kurşunlar vızıldadı kulağımın yanında
Sırf bir suçluyu savunduğum için.
 
Yaşama arzusu bazen
Ölümü içeren hayaller kurdurur
Kaçmayasın diye
 
Ama yine de insan saklanmak ister
Bekler içinden
Kaza ve kaderin ötesinde
Bir Tanrı eli değsin diye.
Ölmenin eşiğine gelmeyelim
Ve savaşlar olmasın diye…
 
Bir gün mutlaka
İnsan bıkacak bu delilikten.
Tanrısal olanla buluşacak
 
İşte o gün
Budur cennet dedikleri—
İçime düşen esin.
 
Savaşlar bitmeden
Gelmeyecek cennet
Yeryüzüne kesin.
 
 

BIR YORUM YAZIN

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir