YAŞAR BEDRİ
Hâ ve Atlas
-sürtünen buzdağlarıydı
aşk ilham edilmeden
sûretinden, imâsından el yordamı
münhâl düşlerle geçtik… ne gölge,
ne de hâyâl. hırkam dokunsun
aksın kâğıda zaman
şeyin mülkiyeti ile kaybolmuştu hafızâ
orda yitik kalyonlar, sonsuz çöl.
dön de
gülümse. bize zor ayrılıktır gülüşün
hâlâ tuhâf, uçurumda sürdüğüm kazı.
sen hattına dön ve sürsün yazımız.
o şems.
sinde pervaneyiz.
kapandı eşyalar gene
in cin çıldırma provasında.
bahanesi kalmadı omzumda eşinen lodosun
vardık ki soğumuş ney
dağılmış hurûfat
gülden dağ büyütür belleğim
imâlar lâl! tende bin bir telâş.
sırrını güz kitabında eşele.
bekle ve hecele. aşkın melâli tek harf:
d/okurdular sahipsiz yolculara
hüzünden çeyiz!..
hacetlikmiş aynalar bilmediniz.
yazılanlar ilkyaz kuyusu ve giz.
neden kalbim sevinmez bahara?
neden uçmuyor kuşlar!..
her biri çölde kurumuş iç deniz.
levhada incittiğimiz ta-
Hâ!.. yaz tozdan bir örtü örümcek ağı…
sezgilerimizi örten buğu
gözyaşlarından ateş ırmağı
tahrîrin dudak kıvrımında son harf
kasrımızda yorgun hattat
unuttuk yolda olduğumuzu. unuttuk vehmi
bizden içre sen olduk, küsen olduk, giden olduk
yoktunuz. candan, canandan, puslu aynadan
geçtin yaşar bedri! sen biz olduk, sensiz…
hâ’nın odacığında o ağır cıva kalbime dökülüyor,
kime kumpas oluyor külden tenimiz?
Asanatlar "şiirden sinemaya" 
