YAŞAR BEDRİ
Mürekkep ve Atlas
kırılan bir kalemin şirazesinden geçtik
acının soy kütüğü anda yazıldı
ol mâhîler derya içinde
deryayı bilmediler!
uykuda esrise fesrengi zaman!
üşürdün ay buluta girince
usulca büyüttüğümüz gecenin saçlarıydı.
yaz ki: akranındı,
harflerindi senin
sendin hüznün mahreci
yüzümde kırılan buz sana akardı
yasını tuttuk
tuzlu bir kalyona bırakılan gecenin!
tülden, tüyden, tel örgülerden geçtik
tanıklığımıza gelmişti kan revan bulutlar
bağbanı idik,
is’ten damıttığımız tenha mürekkebin
rüzgâr kayıp!
bizsiz o meczûp,
naif,
âşinâ…
kaybolan vahada telveleşen kum ve mina.
aşıklara lâle büyütürdük,
lâlenin katli yazılsa da.
destursuz girerdik akşam burcuna
gülden bezek olmuştu o yaz
hayy!.. ölüm kendine yakışırdı.
levhalar kayıp, telveyi acıtan incesaz
çöle yazılan müsenna idik, battal idik
çatar idik dîvâna.
mürekkebi dökülmüş hokka, rikaa ve atlas…
hayy!.. yazdı gitti.
her sabah gül bıraktık kapısına!
Asanatlar "şiirden sinemaya" 
