YAŞAR BEDRİ
Güz ve Atlas
güz, heykellerin gölgesinde tarandı.
eylül güzdü!.. adını kazıdığım gökyüzü
bunsuzdu, kırgın aktarda saklanıyordu
çocuklar. yüzünde boya tozları, ruzîgâr,
tülden pelte.. eskiyen hâfızamdı
pencerene sarkıttığım eylüle çık görün
secdeye kapan ‘sis’mi ‘siz’i güz günü üşüten
iç denize dökülen levhalar çamurdan
yüzümüzdü!.. âh, sıcak nefesiydi körün…
gülümse! ne zaman hüzünse güz; çık görün.
her gece sandallar âleme çıkardı bizsiz
sedirler saklandığımız kuytu. mühre ve lir.
o buğudan yontucu her gece yeni bir
tanrı büyütürdü güz yapraklarından.
Asanatlar "şiirden sinemaya" 
