Yaşamak Biraz Daha

HARUN KAYA
Yaşamak Biraz Daha
 
Ben ne diyebilirim ki hacı baba
Toprağın toprağa küstüğü görülmemiştir
Fakat yazgısında çorak düşmek
Boynuna bağlanmış kader olsa gerek.
Biliyor musun hacı baba
Bu benim ikinci yağmalanışım 
Bütün habbelerimi sel aldı
Bulut peçeli bir Ay altında
 
Ben ne diyebilirim ki hacı baba
Nerden baksan imkânsız
Merhametsiz, karanlık…
Yaşamak biraz daha
Şimdi biraz daha mükezzib, müntehir
Avuçlarımda taze kor ateşler
Yaşamak nedense bana hep yarım kaldı
Duydun mu sel basmış Balat'ı
Bulut peçeli bir Ay altında
 
Ben ne diyebilirim ki hacı baba
Bilinmez hâlleri mevtî bir
Yaprağın kurduyum ben
(Kulu muyum yoksa…)
Lerzişî bir gazeldir tutturmuşum
Hesapsız, azıksız çıkmışım yola
Sen ki yakın gördün senin gözlerin başka
Tüm muştularımı yel aldı
Doğrusu tuhaf bir tufandı vurdu geçti Balat'ı
Bulut peçeli bir Ay altında
 
Ben ne diyebilirim ki hacı baba
Sûretle yola düşmüş sûretten geçmişim
Gâib bir sese su vermekten başka
Hangi cürümdür eylediğim benim?
Nihâyetinde ben mütemâdiyen
Kulak olmak istemiştim bu gârib hâlimle
İstemiştim ki bir göz değsin gözlerime
O yaktı hacı baba beni o yaktı
Geriye külden, yarını vuran
Yanık bir avaz kaldı
Bulut peçeli bir Ay altında
 
Ben ne diyebilirim ki hacı baba
Elbet düşülür peşine ürperişlerin
Biz çoktan ölmüştük oysa…
Ne bilsin kâfir ah ne bilsin
Ölüler işitmez, kurarlar sadece…
Eskiyen yine bendim yeni çarşısında şehrin
Derbent yurduna ayna tutuyordum
Kalanlardan olmuştum göçemiyordum
Parmak uçlarımdan saçlarım ucuna
Yakıcı tuhaf karlar yağdı
Bulut peçeli bir Ay altında
 
Ben ne diyebilirim ki hacı baba
Benim ölümüm biliyorum
Bir gârib kemençe elinden olacak
Yaşlı bir setar tutacak yasımı
Tıfıl bir balaban bana uzaktan bakacak
Toprağım başında ağlamaklı bir tombak
Çıngıraklı def çağıracak hatıralarıma
En son umut ölür demişti kralımız
Sen söyle sencileyin hacı baba
Bana en çok yanılmak
Bir de yanmak yakışmadı mı?
Bulut peçeli bir Ay altında…
 
 
 

BIR YORUM YAZIN

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir