Ten Kapısı

MÜŞTEHİR KARAKAYA
Ten Kapısı
 
bahar kilitlerini açan ortanca çiçeği
yıkadı nefesimi mordan içgiysilerle
kaküllerini simsiyah bir ip yapıp
yağmurleyin yolunu şaşırmış şaşkın
bir roman kahramanı gibi beni
sildi ellerinin tersiyle
beni şapşal beni kudurgan
beni uykusuz nisanların
tin rüyalarından ve masallarından
 
ömrümü verdiğim cezbe yaramazken işime
kulaklarım duyduğu sesten başka
ne varsa içimde topladığım
sıcak bir buğu gibi
didikledi etimi
 
oy şehrin virgülleri
kandığım susuz kuyu
mecalim it sürüsü şakağımdaki boya
ertelenen bir yazdan dişimdeki çürüğü
siyah bir elbiseden
alıp pembeye verdim
 
telefondaki sesi tutup mendile serdim
ayaklarım gariban kaldırım taşlarında
ava kaçan bir tazı
dilenciye süs verdim sigara parasını
sırf senin olan
yine senin olsun dediği için
bileğimi dişledi saatimin kordonu
cebimdeki şiirden ağlama nöbetleri
 
hanidir kırık dökük
ayağım çukurlarda saksağan
gözümün gördüğünü tenime siper yaptım
vakit nisan ayıydı ağzımla attığım ok
gelip canıma değdi
 
 
27 nisan 2012
 
 
 

BIR YORUM YAZIN

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir