Gece Ötüşlü Bir Kadının Çantasından Çıkardığıdır

MÜŞTEHİR KARAKAYA
Gece Ötüşlü Bir Kadının Çantasından Çıkardığıdır
 
-allegro-
 
gevşe ve gülümse ipin ucu bendedir
sıfır beşe kadar belleğimdeki dua
bir’deki ikiyi görür, ikilikteki ben’i
bir yağmurla ıslanmak hayalimden uzaktı
bende’dir duanın kokusunda erguvan düşü
 
hayli içtiğim yaşın gereğidir gün tutmak
varsam al koynundan, al beni
bir uca dik eğrilmemiş iplikle
bir alaca kandadır saçlarımdaki mihenk
üflediğin bir ruha sırrı çözüp gelirsen
gecenin sırtına bin ten kokusu yoldadır
 
yolda kaldığımdan mı yine kırık ayağım
suçüstü bir yazgının en derin yerinde mi
el ayak çekilince kendime saldığım renk
en ince ipleriyle sarnıçtaki kovanın
gündönümü bir başak öğretir dönenceyi
iki ucu açıktır hem gündüz hem gecenin
biz müzikli yokuşların sesiyiz
ayrı düşen iki iz
iki yurtsuz ekinoks biziz
 
-adagio-
 
bir ece saçlarını yıldızlara bağlamış
elimdeki kalemin mürekkebi kırmızı
üstüm lâl, altım hıçkırık kokan boğaz
parmakların incesi diyor
yürü ya kulum, sağın solun beş adım
bir yaramı sağaltsa, boşaltsa içimdeki havayı
toprağa değse ayağım, ah bir deyse
ağaç kabuğu gibi koksam, aldırmasam
avuç içlerinden öpüldüğümün resmidir
 
hece hece, hep bir gece hep bir gece
müzik tınısı o ses hep söylese
şekerin ağzımdaki tadı acı vermese
beslediğim tüm ezberleri bozsam
hem gecenin içinden
hem ecenin içinden geçirsem heceleri
bir kadının çantasından çıkardığı elmayı
 
-maestro-
 
biz çarkları bozulmuş akrepli saatleriz
bir tonda yürüsek de yelkovana yetişemeyiz
üstümüzde gök gürlese de
ayaklarımızdır tren rayları
ama yine de önemli olan şey
her yaşta müzik kulağımıza hoş gelir
 
22 nisan 2013
-gecenin sesinde eskimemiş bir uygarlık yatar-
 

BIR YORUM YAZIN

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir