blank

Yaşa ve Yaşat

blank

İSA KARATEPE
Yaşa ve Yaşat
 
Hayatınıza birisi girdiği zaman ona lakaplar bulursunuz. Genellikle çiçek adlarından başlar, sonu gelmez tatlıgillerden çıkarsınız.
 
“Çiçeğim” diyerek diğer güzel çiçekleri silemezsiniz, bir yığın isim var, “Gülüm” diyebilirsiniz örneğin.
 
Ayrılınca da bahaneniz kolay olurdu “Ne gülü kardeşim, karagül karagül” derdiniz.
 
Ya tatlıgillere ne demeli “Kurabiyem” “Balım” vs bence bunun oburlukla bir alakası olmasa da dikkat edin, ya pastacılık ihtisas alanı ya da Hacı Bekir’in bir akrabası olabilir.
 
Sevgiyi sevmek terimini çok iyi biliyorum. İnsan önce kendini sevmeli, ancak kendini seven insan bir başkasını sevebilir.
 
Mutlu olan insanın mutlu etmesi gibi, yaşadığının farkına varan insan, bir başkasını da yaşatır.
 
Günümüzde ayrılık rüzgârlarının sevgi adına yıkıntılara yol açması, fazlalaşması, ister istemez kişinin ruh dünyasında da olumsuzluklara yol açıyor.
 
“Yaşayamıyorum ki ağabey, nasıl yaşatırım?” diye düşünmeden “Biri birini unutturur” gibi saçma bir düşünceyle “Kurtulurum” derken, aslında karşınızdaki insanın da hayatını felaketlerinize ortak ediyorsunuz.
 
Aslında bu teklifi yaparken karşınızdaki insana âşık değilsiniz.
 
Elinizde ne var, gidenin götürmediği neyi verebileceksiniz? İçinizde kül olan çiçeğin, tekrar filizlenmesi gerekiyor ama önce ona su vermelisiniz yaşaması için gözyaşı değil.
 
Ayrılıklardan sonra insanlar güven istiyor, saygı istiyor, iyi kötü bir yuva kurup artık mutlu olmak istiyor. İçlerinde yitmeye yüz tutmuş güvenin, birilerine inanarak tekrar kırılmasını istemiyor.
 
Birlikte otururken telefonunuz çaldığında, size şüpheyle bakmak istemiyor, güvenle bakmak istiyor.
 
Dostlarına güvenmek istiyor, adlarını öfkeyle anmak istemiyor. Hayatındaki sevdiği tek şeyin kuşlar, bir kedi, bir balık ya da köpek olmasını istemiyor. Dünyayı sevmek istiyor. Ama siz ona dünyayı vermek değil, dünyasını
almak istiyorsanız artık yorumum yok!
 
Türkiye’de şiir yazanların çok olması buna işaret, bir okyanus dolusu gözyaşına karşılık bir damla mutluluk istemeleri.
 
Hadi önce içinizdeki çocuğa ilk damla suyu siz verin, yaşamaya başlasın. Hepimiz, sevginin anlarda gizli olduğunu biliyoruz. Sevginin fazlası yok, eğer olsaydı, sevene ihanet olurdu.
 
İçinizdeki büyük sevgiyi paylaştırın yaşama, her köşesine dağıtın. Gerçek mutluluğun yolu budur çünkü.
 
 

BIR YORUM YAZIN

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir