SİBEL ORNAN
Serçe Kalp
Benden sonra usul ağla
Dilek ağacına çaput bağla
Saçlarında bahar
Öyle dalsam ki
Gözlerim orada kalsa…
Hayalime gelesin
Öyle ki gerçekten gelmişsin
Yanmış gözlerimde serviler
Aşınmış entarinin kollarına abanmışım
Serçe kalbine eğilmişim
Gözlerini gözlerime devşirmişim…
Seni görmek en güzel şey
Seni sevmek güzelden de güzel bir şey
Artık ümit etmekten
Bir başına beklemekten
Hülyalarda seni sayıklamaktan
Yoruldum…
Dinle! İçimde loş bir boşluk
Dehlizlerin içinde görünebilir inciler
Seninle boğuşamadan dalgalarla
Kıyıya götürmek istiyorum ben
İtiyorum kaburgalarımı
Bedenim ağır
Ayaklarım çatlak
Ellerim nasır…
Gitme! Ne olur geriye
Yordu sil baştan yaşanan her şey
Kara sevda böğrümde acımsı
Mühürlendi gözlerimiz kenetlenince
Saatlerce ağladık
Çam ağacının altında
Bilmem saat kaçı harmanlıyordu…
Islanmış saçları
Gitsek diyordu gözleri
Paramparça batıyordu sözleri
Boğazında yutkunuyor
Nefes alamıyordu…
Maral köyünde gece
Ey bu saatler neden çabuk geçer
Göçmen kuşlar göçünce ben, acı duyardım
Ne vakit maral köyünde bir çeşmeye gitsem
Usul usul etrafı süzer
Ürkek, ahval
Titrek ellerimle
Acemice
Bir cigara yakardım
Öyle, içime çeker dumanını
Zambaklara mırıldanırdım…
Elimde bir bidon çeşmenin altında
Taşar suyu yüzeyinden
Meftun rüzgâr eser geçer yelelerimden
Ecele kim mâni olabilir
Ömür kuşu uçup giderken…
Bıldırcın narinliği
Söyle bana papatya
Güneşten mi aldın sarısını taçların
Söyle sen bülbüle mi ahu figan ettin
Güle benzemezsin
Hayal sanrısı,
Göz yaşı huzmesi
Ellerin ay beyazı
Saçların gümüş parıltısı
İlkbaharın rüya incesi
Söyle bana
Sen ne kadar benimsin…
Asanatlar "şiirden sinemaya" 
