Ahmet Telli Vefat Etti

Edebiyat Dünyasının
Başı Sağolsun
 
Şair ve Yazar
Ahmet Telli
Vefat Etti
 
Nisan'dan bu yana hastanede tedavi altında bulunan ve 8 Temmuz'da entübe edilen şair ve yazar Ahmet Telli bugün Ankara’da 79 yaşında vefat etti
 
 Ahmet Telli’nin vefat haberi Devrimci 78'liler Federasyonu ve Bilim Sanat Edebiyat Derneği'nin sosyal medya hesaplarından duyuruldu.
 
Federasyon ve Dernek Telli'nin ölüm haberini şu sözlerle duyurdu: "Usta şairimiz Ahmet Telli'yi kaybettik. Türkiye'nin ve şiirimizin başı sağolsun."
 
 
Ahmet Telli; 2 Aralık 1946'da Çankırı'nın şu an Karabük'e bağlı olan Eskipazar ilçesinde doğdu. Hasanoğlan ve Kayseri Pazarören, Pınarbaşı öğretmen okullarında eğitim gördü. Öğretmen okulundan sonra dört yıl ilkokul öğretmenliği, daha sonra da Gazi Eğitim Enstitüsü'nü bitirmesinin ardından, Kastamonu, İnebolu, Doğanyurt, Kırıkkale ve Ankara Atatürk Lisesi'nde Türkçe ve Edebiyat öğretmenliği yaptı. 1981'de Gazi Eğitim Enstitüsü'nde öğretmenken, sıkıyönetimce tutuklanarak görevine son verildi. Aynı yıl, TCK'nın (o zamanlar) 141, 142 ve 146. maddelerinden yargılandı. 141 ve 146'dan beraat etti. Cigerhun'un şiirleri üstüne yazdığı bir yazısından ötürü 1980 yılında 142. maddeden kısa bir süre hüküm giydi. Tutuklu kaldığı süre boyunca Filistin Askısı’na da maruz kaldı.
 
 
Kitapçılık, yayıncılık yaptı, çeşitli yayınevlerinde yönetici ve editör olarak bulundu. 1993'te mahkeme kararıyla öğretmenliğe döndü ve emekli oldu. İlk şiiri 1961'de yayımlandı. 1972'de Cengiz Tuncer'in Kerkenez adlı romanı üstüne yazdığı ilk yazısına Varlık Dergisi Eleştiri Ödülü ikinciliği verildi. 70'li yıllarda daha çok deneme ve kitap tanıtma yazıları yazdı ve kitaplarını 1979'dan sonra yayınlamaya başladı.
 
 
1980'de Hüznün İsyan Olur kitabına Ömer Faruk Toprak Şiir Ödülü (Metin Altıok'la birlikte); Saklı Kalan adlı kitabına da 1982 Yazko Şiir Özendirme Ödülü verildi. 2010 yılında yayınlanan Nida kitabına da 2011 Akdeniz Altın Portakal Şiir Ödülü verildi. Özellikle 1972'den sonra, birçok edebiyat dergisinde yazıları, şiirleri yayımlandı. Türkiye Yazıları dergisi (Mart 1983, sayı: 72), Kavram ve Karmaşa dergisi (Ocak – Şubat 2002, sayı:22), Gümüş – Deliler Teknesi eki – (Ocak 2007), Bireylikler dergisi (Mayıs – Haziran 2011, sayı:32) şiiriyle ilgili özel sayılar yayımladılar.
 
 
1960 sonrası toplumcu gerçekçi şiirimizin ikinci kuşağında yer alan özgün şairlerden olan Ahmet Telli, sözcük seçimi ve ses tonu bakımından İsmet Özel'den etkilenirken romantik ve başkaldırıcı şiiriyle bir yandan da Attilâ İlhan'a yakın bir duruş sergiler.
 
10 Temmuz 2026'da Ankara’da 79 yaşında hayatını kaybetti
 
Eserleri
 
Şiir 
 
Yangın Yılları (1979)
Hüznün İsyan Olur (1979)
Dövüşen Anlatsın (1980)
Saklı Kalan (1981)
Su Çürüdü (1982)
Belki Yine Gelirim (1984)
Çocuksun Sen (1994)
Kalbim Unut Bu Şiiri – Seçmeler (1994)
Barbar ve Şehla (2003)
Yüzünün Doğusu Gül – Gul e Rojhilata Ruye Te – Seçmeler Türkçe – Kürtçe (2005)
Nida (2010)
Bakışın Senin (2016)
Veda Divanı – Toplu Şiirler (2018)
Gidersen Yıkılır Bu Kent, Seçmeler, 2022
 
Yazı
Ben Hiçbir Şey Söylemedim (2001)
Sulara mı Yazıldı (2001)
Buradayım Sözümde (2005)
Neylersin (2012)
SöyleSen, Söyleşiler, 2015
Görsen, Plastik Sanatlar Yazıları, 2016
Dinlersen Anlatırım (2020)
 
Öykü
Arkadaşlık Günleriydi (2023)
 
Bir AHMET TELLİ Şiiri
 
AHMET TELLİ
Gidersen Yıkılır Bu Kent
 
Gidersen yıkılır bu kent, kuşlar da gider
Bir nehir gibi susarım yüzünün deltasında
Yanlış adresteydik, kimsesizdik belki
Sarışın bir şaşkınlık olurdu bütün ışıklar
Biz mi yalnızdık, durmadan yağmur yağardı
Üşür müydük nar çiçekleri ürperirken
 
Gidersen kim sular fesleğenleri
Kuşlar nereye sığınır akşam olunca
 
Sessizliği dinliyorum şimdi ve soluğunu
Sustuğun yerde bir şeyler kırılıyor
Bekleyiş diyorum caddelere, dalıp gidiyorsun
Adını yazıyorum bütün otobüs duraklarına
Öpüştüğümüz her yer adınla anılıyor
Bir de seni ekliyorum susuşlarıma
 
Selamsız saygısız yürüyelim sokakları
Belki bizimle ışıklanır bütün varoşlar
Geriye mahpushaneler kalır, paslı soğuklar
Adını bilmediğimiz dostlar kalır yalnız
Yüreğimize alırız onları, ısıtırız
Gardiyan olamayız kendi ömrümüze her akşam
 
Gidersen kar yağar avuçlarıma
Bir ceylan sessizliği olur burada aşklar
 
Fiyakalı ışıklar yanıyor reklam panolarında
Durmadan çoğalıyor faili meçhul cinayetler
Ve ölü kuşlar satılıyor bütün çiçekçilerde
Menekşeler nergisler yerine kuş ölüleri
Bir su sesi bir fesleğen kokusu şimdi uzak
Yangınları anımsatıyor genç ölülere artık
 
Bulvar kahvelerinde arabesk bir duman
Sis ve intihar çöküyor bütün birahanelere
Bu kentin künyesi bellidir artık ve susuşun
İsyan olur milyon kere, hiç bilmez miyim
Sokul yanıma sen, ellerin sımsıcak kalsın
Devriyeler basıyor karartılmış evleri yine
 
Gidersen yıkılır bu kent kuşlar da ölür
Bir tufan olurum sustuğun her yerde
 
 

BIR YORUM YAZIN

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir