YAŞAR BEDRİ
Kunduz ve Atlas
ölüm yıkar kuruntuyu.
uyku, o derin kazı!
yüzümüzü kanattıkça lodos,
kanattıkça kuşku…
levhalar yok hükmünde titrerdi. sendin
kaybolan belde.
kalemi kaç yerinden kırılan yazı.
gene/de;
mevsim yaz olmasın.
bitmesin tuttuğumuz koşu.
kendine bak… yüzler dökülse de aynalara,
maskelerle
müstesna hâyâller kuran
sizdiniz!.. gittiniz kalabalıklara, kurdun yalnızlığına!
dilsizdi hatıralar. öperken
bir gülü hüzün bahçesinde
sana dokunmak olsa da camdaki kırıklar
hep aynı rüyayı gösteriyor karanlık
söz serin
gön gel bahçemize gece olmadan!.. soyunuyor
camda buhar-ı Meryem…
sırdı
sırsız aynalar senin için!
kemiriyor
ürkek kunduz sudaki gölgesini
sendeki beni kov. terin tenimi acıtan tuz
sen(gölge)sin,
kaybolan bendime çalı taşıyan kunduz.
Asanatlar "şiirden sinemaya" 
