Bir gün daha… Ve onunla birlikte yazılmayı bekleyen yeni bir sayfa.
Takvimden düşen sıradan bir yaprak gibi görünse de aslında her gün insanın kendi hikâyesine eklediği yeni bir paragraftır. Kimi zaman kısa ve suskun bir cümle olur; kimi zamansa içi dolu, uzun ve cesur bir anlatı.
Bugün, işte o sayfalardan biri.
Beni ben yapan şeylerin başında, yaşadıklarım geliyor. Kaybettiklerim, kazandıklarım, yarım kalan cümlelerim, içime attığım sözlerim… Hepsi bir araya gelip beni bugünkü ben yaptı.
Uzun bir içe dönüş döneminin ardından yeniden kendime dönmek, aynaya bakarken yabancılık hissetmemek, kalbimin sesini tekrar ayırt edebilmek güzel.
İnsan bazen kendi içinden geçerek büyür; bazen susarak öğrenir, bazen de yalnız kalarak güçlenir.
Geleceğin bana ne getireceğini bilmiyorum. Belki yeni yollar, belki beklenmedik vedalar, belki de hayalini kurmadığım başlangıçlar… Ama bilinmezi artık huzurla karşılıyorum.
Çünkü öğrendim: Hayatta hiçbir şey kesin değil, ama her şey mümkün. Bu ihtimallerin varlığı bile başlı başına umut verici.
Eskiden yarının peşinden koşardım. Sürekli bir sonraki adımı düşünür, bugünü aceleyle tüketirdim. Şimdi ise bugünü dolu dolu yaşamayı seçiyorum. Anın içini doldurmayı, küçük mutlulukları fark etmeyi, gelen fırsatları ertelemeden değerlendirmeyi…
Bir fincan kahvenin buharında saklı dinginliği, yürürken yüzüme vuran rüzgârı, içimde yankılanan sessiz şükürleri…
Hayat düz bir çizgi değil. Bunu artık çok iyi biliyorum. Onu heyecan verici yapan da tam olarak bu kırılgan karmaşası.
Düşmek var, kalkmak var. Yanılmak var, öğrenmek var. Yorulmak var, yeniden başlamak var. Ve en önemlisi: Kendi yolunu çizebilmek var.
İnsan, başkalarının haritalarıyla ancak bir yere kadar ilerleyebiliyor. Sonrası cesaret istiyor. Kendi sesine kulak vermek, kalabalığın içinden sıyrılıp iç pusulanı takip etmek…
Bazen yanlış sokaklara sapıyorsun, bazen çıkmazlara giriyorsun. Ama her adım, seni biraz daha kendine yaklaştırıyor.
Bu yüzden yolunu arayanlara, şüphe duyanlara, yorgun düşenlere ve sessizce mücadele edenlere şunu söylemek isterim:
Her şey, her an yeniden şekillenebilir. Hayat sandığımızdan çok daha esnek. Bir karar, bir karşılaşma, bir içsel fark ediş bütün dengeyi değiştirebilir. Önemli olan inanmak ve cesaret etmek. Küçük de olsa bir adım atmak.
Bugünü gülümseyerek karşılıyorum. İçimde sessiz ama sarsılmaz bir inanç var: Hayat, bizi her zaman doğru yere götürmeyi bilir.
Bazen dolambaçlı yollardan geçirir, bazen bekletir, bazen de sabrımızı sınar. Ama sonunda, olması gereken yerde buluruz kendimizi.
Belki tam da şimdi, tam da burada.
Ve ben, bu anın kıymetini bilerek yürüyorum yoluma… Kalbim açık, zihnim uyanık, ruhum hazır.
Asanatlar "şiirden sinemaya" 

Yüreğine sağlık meral sultan 🤲👏🏻