Etiket Arşivleri: Yılmaz Ekinci

Tragedya

blank

YILMAZ EKİNCİ Tragedya   Doğdum, herkes yoklukta dürüst ve eşitti Büyüdüm, varlık ile sınandım Yaşadım, sığ insanların sularında bir girdaba dolandım Karabaşların ve kölelerin pedagojilerine vakıf oldum Nefessiz kaldım   Yüzler gördüm Som altından idiler ama …

Devamı...

Kral Kızı Kalesi’nde Bir Çığlıktı Zaman

YILMAZ EKİNCİ Kral Kızı Kalesi’nde Bir Çığlıktı Zaman   Darius’in konakladığı bu Daraheni höyüğünde Tam sekiz yıl, doksanaltı ay, ikibindokuzyüz gün bekledim Bekledim uzaklarda atlılar beni alıp götürsün diye Çığlığım kimseleri yardıma çağıracak kadar güçlü değildi …

Devamı...

Gül ve Diken

YILMAZ EKİNCİ Gül ve Diken   Gülüşü Gül ve dikendi Bir ikindi yağmuru vaktinde açıldı Bir çocuksu yalnızlıktı yüzü Dokunsam kırılır sanırdım Mimiklerinde uzaklara koşan bir ceylan vardı O zamanlar Ümit ve korkudan ibaretti aşk.   …

Devamı...

Bende Giden Sende Çoğalan Bir Ben Kalır

YILMAZ EKİNCİ Bende Giden Sende Çoğalan Bir Ben Kalır   Gittin Sessiz akan bir su ile söyleştin Sözün özgül ağırlığında eridim Tenimde ıslak bir gülüşün kaldı.   Gittin Sende yazılmış Fakat bende ertelenmiş bir mektuptu aşk …

Devamı...

Kül ve Gülden İbaretti Hayat

YILMAZ EKİNCİ Kül ve Gülden İbaretti Hayat   Kanayan ve kanatan kelimelerin gizeminde İlmi sima epistemolojisini tevil ettim Kırmızı bir noter mührü ile Varlığın ve yokluğun kıyısına vardım Mühürlendi kalbim Öyle derin öyle sonsuz Yüzünün anaforunda …

Devamı...

Göğümde Büyüyen Bir Yangındın

YILMAZ EKİNCİ Göğümde Büyüyen Bir Yangındın   I Suyun öte yakasında Talan edilmiş bir coğrafyada Üşümüş bir çocuğun sesi düşer dizelerime Tarifi ile tasnifi mümkün olmayan gözlerini gördüm Gözlerin ah Mezopotamya kokardı   II Geldim Yasak …

Devamı...

Ay ve Güneş Şahidimdi

YILMAZ EKİNCİ Ay ve Güneş Şahidimdi   Suyla karılmış bir topraktım Parmaklarının arasında dağıldım Şekillendim çizdiğin tabletlerde Yanıp küle dönüşen bir renge durdum Ben azaldım yavaş yavaş Sen çoğaldın   Uyandım Hayat denen bu girdapta Her …

Devamı...

Aşka Serenat

YILMAZ EKİNCİ Aşka Serenat   Dağa Serenat/… Dağ rüzgârlarından dinledim öykünü Bütün sessiz harfler dile geldi: Dağ ve kardı İnkaya’dan Uludağ’a doğru Bir Manav kızın fistanında Meramı anlatmaya lisanım yoktu Gözleri bir kurdun çığlığıydı Dokunsam erirdi …

Devamı...

Ah İskenderiyeli Hypatia

YILMAZ EKİNCİ Ah İskenderiyeli Hypatia   I   Mermer sütunlu bir avluda onu gördüm Yüreğinde ateş Gözlerinden ışıklar saçılıyordu İskenderiyeli Hypatia ateşler içinde ölüme gidiyordu   II   Açtım kanatlarımı Uçtum gerçeğin tarlasında Krotonlu Theano'yu dört …

Devamı...

Gidene Gazeldir

YILMAZ EKİNCİ Gidene Gazeldir   Giden’in bizde kaldığı, kalan’ın ise bizden gittiği bir çağda; biliyorum, sözlerim kolay anlaşılmayacak, ama olsun! … Ben bütün bu sözün ağırlığına rağmen, yine gitmekten, yazmaktan yüksünmeyeceğim. Gidene Gazeldir Gitmek, kendinle başbaşa …

Devamı...