Mahmure Su

HANİFE DÖNER Mahmure Su

HANİFE DÖNER
Mahmure Su
 
Sosyal medyada şiddet, işkence, zulümle ilgili haberlerin, videoların sık sık paylaşıldığı, bunların çığ gibi büyüdüğü, videoların tıklanma ve paylaşma rekorları kırdığı bir dönemde yaşıyoruz.  Her akşam haberlerde mutlaka birden fazla şiddet haberiyle karşı karşıyayız. Ardı arkası kesilmiyor bir türlü bu haberlerin ve görüntülerin maalesef.
 
Bu şiddetin aciz ve savunmasız olana,  özellikle hayvanlara yapılması resmen vahşet sınırlarını zorluyor. Bizi derinden sarsan o korkunç haberleri, görüntüleri okuyoruz, izliyoruz, kahroluyoruz, içimiz titriyor, mahvoluyoruz, uykularımız kaçıyor. Günlerce gözümüzün önünden o görüntüler gitmiyor. İnsanların git gide acımasızlaştığını gördükçe insan olduğumuza utanıyoruz. Öfkemizi koyacak yer bulamıyoruz. İnsana yönelik ezberimiz bozuluyor. ” İnsan olan bunu yapar mı” demekten kendimizi alamıyoruz.
 
Mahmure SuHiçbir hayvanın,  insanoğluna asla bunu yapmaz dediğimiz o kan donduran görüntülere yüreğimiz, vicdanımız artık dayanmıyor. Bu kadar kötülüğün içinde yaşamaya çalışan o masum canlara yapılan canilikleri gördükçe,  kalbimiz bu yüzyıla ait olmaya dayanamayacak hale geliyor.
 
Aynı yeryüzünde, aynı havayı soluyan canlılar olarak aynı evrende birlikte yaşıyoruz. Bu dünyada var olan tek tür değiliz.  Bu dünya bizim kadar onlara da armağan edilmiştir. Bu yerkürede birer puzzle parçaları gibiyiz. Bu dünya bir tek bize ait değil. Nedense her canlının yaşam hakkına sahip olduğunu, onların da birer canlı olduklarını,  canlarının yandığını, konuşamadıkları halde hislerinin var olduğunu, birer eşya olmadıklarını, bizlere emanet olduğunu bir türlü bazıları kabul etmiyor, edemiyor.
 
Mahmure SuElimizden hiç mi bir şey gelmiyor?  Kötülükleri yok edemiyorsak iyilikleri çoğaltamaz mıyız? Evet, işte buna muktediriz. Ve en güzel öğretim yaşayarak öğretim değil midir? 
 
Sayın bakanımız Ziya Selçuk, barınaktan Pergel adlı köpeği sahiplendiğinde sosyal medya hesabından yapmış olduğu paylaşımda ‘’Pergel barınaktan geldi. Okullarımızın da alabilmesi için bir çalışma başlattık. “Bir bu mu kaldı?” dediler. Emin olun, müfredata hayvan sevgisine dair bir yazı koymakla, okul bahçesine çocuğun seveceği, günaydın diyeceği bir can koymak arasında, “sevgi” kadar büyük bir fark var’’  demişti. Bakanımızı sevgi dolu yüreğinden dolayı gönülden kutluyorum.
Eğer bu dünyada bir yerimiz varsa,  her şey insanca olmalıdır.
 
Mahmure SuGeçtiğimiz günlerde okulumuzun bahçesinde öğrencilerimiz tarafından bulunan bir kediden bahsetmek istiyorum sizlere.  Hep kötülükler değil, iyilikler de anlatılmalı ki emsal teşkil etsin çünkü.
 
Ayağından dolayı sekerek yürüdüğü için, Mahmure Su adını verdiğimiz sevimli dostumuz, bizim okulumuza geldiğinde ayağı kırılmış, kırılan ayağı yanlış yerden kaynamış, ayağının belli bir kısmı felç olmuş, tüyleri dökülmüş, ciğerleri bronşit olmuş, ishali olan, durumu çok ağır bir kediydi. Öğrencilerimiz ve biz mink dostumuzun bu haline çok üzüldük ve bu durum bizim vicdanımızı sorgulamamıza sebep oldu.
 
Ne yapabiliriz diye düşündük. Bir hayvana, bir cana sahip çıkmak hayvanseverlik değil, insan olmanın gerekliliğidir, dedik ve Sivas Hayvan Hastanesine götürdük. Gereken tüm tetkikler yapıldı, röntgenleri çekildi ve ameliyat yapılabileceği, ayağının kurtulabileceği cerrahlar tarafından öngörüldü.  Bu durumu okul idaremize ve öğretmenlerimize açtık. İdaremiz ve öğretmenlerimiz muhteşem bir duyarlılık göstererek, tüm tedavi masraflarını üstlendi.  Ameliyat parasını kısa bir sürede topladık.  Hayvan Hastanesi cerrahlarından Yardımcı Doçent Doktor  İlker Şen ve ekibi tarafından geçtiğimiz perşembe günü   operasyon  başarılı bir şekilde tamamlandı.
 
Hatta ameliyatın olacağı gün bütün öğrencilerimiz dua ettiler.  Mahmure Su, şu an iyileşme sürecinde ve her geçen gün durumu iyiye gidiyor. Öğrencilerimiz de biz de bir cana yardım ettiğimiz, kurtardığımız için mutlu olduk ve huzur bulduk.
 
Aynı zamanda bu konuda öğrencilerimize örnek olmak da  eğitimde sevgi adına  bizim için atılan güzel bir adım oldu. Dünyanın en saf sevgisi olan hayvan sevgisi öğrenilmiş bir sevgi seklidir ve insaniyete olan ilk adımı barındıran sevgidir çünkü.
 
Biz öğretmenler, karınca yuvasına basmayan, güvercin ürkütmeyen, köpek taşlamayan, onların zarar görmelerine göz yummayan,  kalbi güzel, merhametli, vicdanlı, duyarlı, tüm canlıların yaşam haklarına saygı duyabilen, başta sokak hayvanları olmak üzere onların haklarını koruyabilen,  masum ve sevimli dostlarımıza karşı sorumluluk bilinci gelişen bir nesil yetiştirmekle mükellefiz. Dünyamızı paylaştığımız, şefkat ve merhametten başka bir beklentisi olmayan bu canlıların hepimizin sorumluluğunda olduğunu öğretmek bizim için en önemli derstir. Şehrin, hayatın, doğanın, ailelerin birer parçası olan can dostlarımızın bizim vicdanımıza bırakıldığını aşılamak zorundayız.
 
Çocuk yaşta edinilirse bu sevgi ve saygı,  işte o zaman ileride o insana merhametli,  vicdanlı insan denebilir. Hayvan sevgisi ile büyüyen çocukların empati yeteneği kazandığını, ahlaki gelişimlerinin olumlu etkilendiğini, sosyal sorumluluk becerisini de kazandığını hatırlatmadan geçmek istemiyorum.
 
Mahmure Su’ya tekrardan  hayat veren;  her şeyden önce  Süleyman Demirel Ortaokulu  idarecilerine, öğretmen arkadaşlarıma, bu konuda bize destek veren  Elçibey İmam  Hatip Ortaokulu öğretmenlerine, maddi  ve manevi destek veren herkese, yapmış olduğu başarılı operasyonla  ve  göstermiş olduğu  yoğun ilgiden dolayı Yardımcı Doçent Doktor İlker Şen’e  ve  ekibine  minnetle şükranlarımı sunarım.
 
 

BIR YORUM YAZIN

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir