blank

Benim Kıyametim

SITKI CANEY

SITKI CANEY
Benim Kıyametim
 
şimdi bütün zamanların yalnızlığını toplamakla meşgulüm
çıldırmışım üstelik keyfim yerinde
artık beni törenlerle karşılar ölüm
kanatır kırgın ruhlarını sevdasız kızlar
yeni sorular bulur kendine yoksullar tanrısızlar
hiç bir yere ait olamayan insanlarda saklı kalır gülüşüm
 
yakalanır sonunda hazlarımın acemi hırsızları
ve yırtılır beni şımartıp ele vermeyen o müthiş karanlık
vazgeçebilirim o zaman koparmaya çalıştığım büyük tufandan
bırakarak şiirlerimi en yeni haylazlara
onların geleceği için
zar atabilirim artık
 
ama olmuyor
şimdi bütün zamanların kıyısında ayrılık
şimdi bütün zamanların benim sahibi
arıyor beni sevdiğim
yurdunu arar gibi
 
bense sevişiyorum durmadan acıyla ve sevinçle
henüz hiçbirşeyim yok kumarda
seviştikçe günahlarını yükleniyorum çocukların ve yoksulların
kendimi deniyorum ırmaklarda
kötülüklerimi güzelliklerimi
ırmakların serinliğini cehennemimle bölüşüyorum
gözyaşları içinde cennet
ki ben ne çok uyumuşum yalan sularda
beni ey ırmakların gürül gürül akan gücü
ey sonsuz merhamet
beni affet
 
ne yapsam onun güzelliği bu ne yapsam felaket
gözlerimde onun gözlerinden kalma nem
büyüyor gitgide ben dinç tutan yaram
görünüyor artık cehennem
açık net ve karlı düşünceler geliştiriyor bir adam
geliştiriyor kafasını şarabın ve doların katkısıyla
ve düşünüyor hayata katkısı muazzam
büyüyor cehennem
gülümsüyor zayıf karnesine inat hayata başlayan çocuk
gülümsüyor ötelerden
isa ve meryem
 
sonra çakal sesleri bulanık göl ve annem
birlikte dokunuyorlar ruhumun kapısına
benimse vaktim yok güneşi yeniden karşılamaya
sevdiğim çağırıyor karanlıklardan
oysa başını tarihe gömüyor bir sultan
orduları dağılmış
sevdalar kaldırılmış
akıtıyor çığlığını zaman
 
toprak mı kayıyor düşüyor muyum atımdan
tuhaf şeyler oluyor
doru tayım çıkıp gelecek gibi rüzgardan
hayatsa dehşet
köleler devşiriyor yıktığı saraylardan
çikolatalarla kandırıyorlar onu reklamlarla
hangi çocuk ağlasa hangi yürek ayrılsa
kelebek ölüleri karışıyor uçurumlara
 
durulanıyor birden çocukluğum bulanık gölüm
koşmak istiyorum alkışlamak istiyorum seni ey kıyamet
utandırıyor artık hayatı gördüğüm her ölüm
 
şimdi bütün zamanların yalnızlığın toplamakla meşgulüm
yama var kederimde sevincimden uzaktayım
yoo ağlamamaktayım
yaşıyorum bildiğin gibi hala ayaktayım
benim de savrulacak ateşten külüm
savrulacak sonsuza günün birinde
görünecek göğümde yüreğimin arkası
çıldırmışım üstelik keyfim yerinde
 
şimdi bütün zamanların yalnızlığın toplamak
yeter mi tanrıyla buluşmak için kargışlanan dünyada
unutturur mu acıyı gündelik şeylerle telaşlanmak
oldukça zor geliyor bana artık vaktinde traş olmak
saatlerce konuşmak hergün
hergün yeniden sigara almak
ve ağlamak
yok olurken sabahın tazeliği dünyada
 
içimde binlerce ada
bana denizler sunacak sevdiğim hasretim
anlayacak o da bu benim kıyametim
benim şarkım mı bu insanlar düşürmüş dile
ne çok bölmüşüm ne çok
kendi yalnızlığımı bile
 
hem biliyorum kimler bölüşecek cehennemimi benimle
içimde binlerce ada
kur’an satıcıları da ölecek piyangocu kızlar da
yarım kalacak meşhur şarkıcının son konseri
ve kelebek ölüleri uçurumlarda
karısı kansere yakalanmış adam borsada şehvetten
bütün yüreğini kaybetse de çıldıramayacak
asacak ruhunu şehrin hayalarına
akacak irini kirli bir keder
büyüler yapacak
kirli bir keder
bize ey sonsuz rahmet yumağı serinlik ver
bize esenlik ver tanrım sımsıcak
çocuklar nerdeyse ağlayacak
bize esenlik ver
bize delilik
bize
sağnak…
 

BIR YORUM YAZIN

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir