blank

Yeni Kız

blank

AFRANUR KARABAŞ
Yeni Kız |ÖYKÜ|
 
Annemin baskılarına dayanamayıp sonunda odama giderek yatağa geçtim. Yatağa yattım ama gözümde uyku namına bir rüzgâr dahi yoktu. Bu sebeple de zamanı öldürmek adına, film izlemeyi tercih ederek dizüstü bilgisayarıma uzandım. Seçeceğim film bana bu kötü günü unutturmalıydı.
 
Hem iş, hem ev beni boğmuştu günün sonunda. Ofisteki evraklar, patronun yeni çıkardığı ıvır zıvırlar, arkadaş kaprisleri, evde annemin nasihatleri derken hayatı iyice çekilmez hale getirmişlerdi. Hayır, anlamıyorum, neden hayatımın en önemli unsurları dünyayı bana dar etmek için el ele tutuşmuşlardı.
 
Kucağımın üzerindeki dizüstü bilgisayarımın açılma sesi, iç dünyama veda etmemi sağladı. Ofise yeni gelen arkadaşın önerdiği kısa filmi izlemek istedim fakat ne elimde kızın numarası, ne de aklımda videonun ismi vardı. Hem mesai arkadaşımın numarasını, hem de videonun ismini alacağımı aklıma not ederek, filmi izlemeye başladım.
 
Aradan geçen yarım saat veya kırk beş dakikalık bir zaman diliminden sonra, uykumun ağır basması üzerine, bilgisayarımı şarja takarak kendimi uykunun huzurlu kollarına teslim ettim.
 
Sabah alarmın sesiyle gözlerimi açmak zorunda kaldım. Dün akşam annemi kırdığımı düşünerek mutfağa gidip kahvaltı hazırlamaya karar verdim, ama her vakit olduğu gibi annem gene erken kalkmıştı ve beni yanıltmamıştı. Onunla aramdaki ufak pürüzü yok etmem lazımdı yoksa günüm iyi geçmezdi ya da ben kendimi öyle kodlamıştım. Sandalyeyi çekince bakışları beni buldu, ben de oturmaktan vazgeçip onun yanına gidip, sarılıp kocaman öpücüğümle onu mutlu ettim ya da etmeye çalıştım. Annemin kırgın bakışları eşliğinde kahvaltı faslını bitirip, ofisin yolunu tuttum.
 
Ofise vardığımda yeni kız erkenden gelip, kahvesini almıştı bile ben de selam verip adımlarımı kahve makinasına doğru hızlandırdım. Kahve makineden kupaya akarken bugünün nasıl geçireceğimi düşlüyordum. Umarım zaman dilimi de, kupaya akan kahve gibi hızla geçer ve paydos sesi makineden çıkan ses gibi beni kendime getirir. Bunun için dua ediyordum.
 
Hayır, anlamıyorum annemi, biliyor üstüme gelinince insanları kırıyorum bile bile üstüme geldi. Hem ona hem de kendime kızıyorum, o an kafamdaki düşünceyi atmam için uğraşıyor ama ben ise tam aksine ona patlıyorum.  Keza bu bir tek anneme olan tavrım değil, o an ki ruh halimle bana bulaşan herkese bu tavrım. Lakin içlerinden en çok anneme üzülüyorum o benim bu hayatta kalan tek varlığım onu da kaybedersem bu despot hayatta yaşamamın ne anlamı var?
 
Karmaşık düşüncelerime son vermem ve de iş başı yapmam gerekçesiyle, kupayı elime alarak masamın başına geçtim ve öğle arasına kadar düşünceler âlemine girmemeye dair kendimi telkin ederek, masaüstü bilgisayarı açmaya yeltendim.
 
Aradan ne kadar vakit geçtiğini bilmesem de, önümdeki evraklardan başımı kaldırmamı sağlayan şey, bir elin önümde beni kendime getirmek için sallanmasıydı ve buna yeni gelen kızdan başkası cesaret edemezdi. Bakışlarımı elin sahibine çevirdiğimde yanılmadığımı anladım.
 
– Hayırdır, nereden geliyor bu samimiyet?
 
Ona yönelttiğim soruyla şaşkına dönmüştü bunu gözlerinden anlayabiliyordum ama bana cevap vermemesi sinirime dokunuyordu. Hem bana bulaşıyor hem de cevap vermeden karşımda put gibi dikiliyordu. Kendini ne sanıyordu bu kız?
 
– Cevap versen diyorum artık ha ne dersin?
 
– Be… ben, çay molası, sen de bir şey alır mısın diyecektim ama galiba rahatsız ettim, kusura bakma, deyip hızlıca uzaklaştı.
 
Bense öyle kaldım, neden kıza patladım ki ama bu benim yapımdı, lanet olsun daha tanımadan kızı kırdım. Umarım gönlünü alabilirim diye düşünerek kafamı tekrar önümdeki dosyalara çevirdim…
 
3 Saat Sonra
 
Herkes asansörün önünde sıraya girmişken, kalbini kırdığım kız merdivenlerden aşağı inmeyi tercih etmişti. Ben de onun peşinden otoparka kadar ilerledim.
 
– Yeni kız, konuşabilir miyiz? Arkasını dönüp bakmadı, gidecek sandım ama bana dönüp;
 
– Dün sana önerdiğim videoyu izledin mi, diye sordu şaşırdım ne alaka demek yerine;
 
– Hayır, dün akşam izleyecektim ama adı da, senin numaran da yoktu elimde, deyince tebessüm etti. Bir an benim de tebessüm edesim geldi farklı bir enerjisi vardı bu kızın, bana yaklaşıp;
 
– Çay molasına çıkmadın gel sana bir kahve ısmarlayayım, dedi.
 
Ben şok, benim ona söylemem gerekeni o bana söylüyordu, balıklama kabul ettim.
 
– İlerde demek istesem de olmayan, bir kafe var hep takıldığım oraya gidelim mi?
 
– Kabul.
 
– Beni takip et yeni kız diyerek, arabama geçtim.
 
Kafeye gelene kadar dikiz aynasından onu gözlemliyordum ve art arda garaja giriş yapmıştık. Sandalyelerimiz çekilince karşılıklı olarak yerlerimizi aldık.
 
– İyi araba sürüyorsun.
 
– Senin kadar.
 
1 Saat Sonra 
 
Vakit ne çabuk geçti bilmiyorum. Annemin aramasıyla eve gitme vaktinin geldiğinin anladım. Numaralarımızı alarak vedalaştık. Eve gelip annemle konuştuktan sonra, yorgun olduğumu ve istirahat edeceğimi söyleyerek odama geçtim. İstisnasız bir şekilde gözlerimi kapadım, zira uykunun şefkatli kolları bana kucak açmışken daha fazla dayanamazdım.
 
Aradan ne kadar zaman geçmişti bilmiyorum ama karanlık odamı pencereden sızan sokak ışıkları aydınlatıyordu. Şifonyerin üzerinde duran telefonumun ışığının yanması bildirim geldiğinin habercisiydi. Aklımdan geçenlerin şu anda hayatıma yansımaması için dilekte bulunuyordum, Yaratıcıdan.
 
Telefonu elime aldığım an ekrandaki ismi görmem ile bütün sinirlerim tekrar vücudumu ele geçirdi. Ona bana zaman tanımasını istediğim halde nasıl olur da sözümü çiğneyip, üzerimde ruhsal bir baskı kurmaya kalkar anlamıyordum, daha doğrusu ona bu hakkı verecek kadar hayatıma soktuğumu da düşünmüyordum, lakin arkadaşım yeni arkadaşlık bağı oluşturmaya başladık diye hemen bundan pay çıkarıp üzerimde baskı uygulamaya çalışıyordu. Kasıtlı veya değil ama bu durum beni içten üzse de, bedenen sinir hücrelerime dokundu, onunla bu konuyu en kısa zaman diliminde çözüp halletmek istiyordum.
 
Şu anda arayıp kırmak istemediğim ve daha sonrasında da  pişman olacağım bir harekette bulunmamak namına telefonu aldığım yere tekrar bırakarak, yataktan doğruldum ve odadan çıkmak için yeltendim. Merdivenlerden inerken; bu olayı unutmaya çalışarak, mutfağa gidip bir şeyler atıştırarak, hafızamdan atmaya çaba göstereceğim, diye kendi kendime konuşuyordum. 
 
– Hayırdır kızım gene kime söyleniyorsun? Annemi fark etmemle onun da acıkmış olduğunu anladım.
 
– Hiç anne kendi kendime şarkı mırıldanıyorum.
 
– Arkadaşının önerdiği videoya ben baktım, beğendim. Sen izledin mi?
 
– Hayır, sultanım uykum vardı yattım, ne anlatıyor?
 
– Sen izle tam senlik.
 
– Tamam, bir şeyler atıştırıp izlerim zaten uykumu aldım daha yatmam.
 
– Tamam kızım ben yatıyorum, sana afiyet olsun.
 
– İyi geceler sultanım.
 
Bir şeyler atıştırdıktan sonra odama geçip şu videoyu izlemeye başladım. Her saniyesinde gözümden yaşlar dökülüyordu. Yaptığım hataların yeni yeni farkına varıyordum ve bunları hayatımdan atmanın vaktinin geldiğini, yeni kız sayesinde anlıyordum.
 
 

Bir Yorum

  1. Kalemine sağlık. ?

BIR YORUM YAZIN

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir