Yeni Romanı
Ketsıpha Elif
Sürgünden Sürgüne
Mehmet Toygar Özdemir’in yeni romanı “Ketsıpha Elif – Sürgünden Sürgüne” Apra Yayıncılıktan çıktı
Roman, 19. yüzyılda Kafkasya’dan koparılan Abhaz halkının sürgün hikâyesini, bireysel bir yaşam öyküsünü kolektif belleğin sembolüne dönüştürerek anlatıyor.
Roman, 19. yüzyılın karanlığında Kafkasya’dan sürgün edilen binlerce insanın dramını merkezine alıyor. Başkahraman Ketsıpha Elif, Abhazya’daki Abjakua köyünden Varna’nın soğuk kıyılarına, oradan da Kefken sahillerine sürükleniyor. Kefken’de bir gecede yitip giden dört yüz canın mezarı başında yükselen ağıtlar, romanın en çarpıcı sahnelerinden biri. Türkiye’de yeniden kurulan Abjakua’da (Acıelmalık Köyü/ Sakarya) halkın yaralarını sarmaya çalışması, ardından çete savaşları nedeniyle Makedonya’ya savruluşu da anlatılıyor.
Sürgün ve göç: Roman, sürgünün sürekliliğini ve farklı coğrafyalarda tekrar eden bir kader olduğunu vurguluyor.
Kolektif hafıza: Elif’in bireysel hikâyesi, tüm Kafkasyalıların unutulmuşluğa karşı direnişini temsil ediyor.
Abhaz kültürü: Sinematik bir anlatımla halkın kültürel değerleri, ağıtları ve yaşam biçimi romana yansıtılıyor.
Mitolojik ve tarihsel bağ: Roman, tarihsel gerçeklikle efsanevi karakterleri buluşturarak güçlü bir edebi atmosfer kuruyor.
Yazarın Sözü
Mehmet Toygar Özdemir, romanın çıkış noktasını şu cümleyle özetliyor: “Bir halkı unutturan ölüm değil, anlatılmamış hikâyesidir.”
Ketsıpha Elif- Sürgünden Sürgüne, bir kadının hikâyesi olduğu kadar Karadeniz’in dalgalarında yitip giden kimliklerin ve boğulmaya çalışılan haykırışların yankısı olarak da görülüyor. Roman, sürgün yollarında yitip giden tüm Kafkasyalıların ruhunu temsil eden edebî bir anıt niteliğinde.
Mehmet Toygar Özdemir’in Ketsıpha Elif- Sürgünden Sürgüne romanı hem tarihsel bir belge hem de edebî bir ağıt olarak öne çıkıyor. Abhaz sürgününü bireysel bir yaşam üzerinden anlatırken, kolektif belleği diri tutan güçlü bir kültürel çağrı niteliği taşıyor.
Asanatlar "şiirden sinemaya" 
