Veda

MERAL YAĞMUR Veda

MERAL YAĞMUR
Veda
 
Kalbinin vazgeçişinde bekleyen bir yolcuyum,
İki âlem hasretinde can çekişir ruhum.
Taş sabırlar kuşanıp sensizliği sürmeden,
Fikrimi dağlayıp da aklımı sökmeden.
Savrulmuş bir hatırayım, rüzgârına eğilmiş,
Bir virâne mabette sensizliğe serilmiş.
Ne ben eski ben oldum senden kopup gidince,
Küller bile ağladı ardından için içince.
 
Geceden karanlık gündüzlerin ürperişinde.
Ömrümün yemin vakti, gam nöbetinde.
Keşkelerin delisidir sustuklarım,
Saçıp savurdum benliğime sırladım.
Düşlerimi sayıp avuçlarına hiçlere bölmeden
Yardan yansa da suları hesaplara dökmeden.
 
Kırılmış bir duanın eşiğinde üşürken dizlerim,
Adını anmakla çoğalır içimde gizli zehrim.
Ne vakit semaya baksam gözlerin iner geceme,
Yıldızlar küskün şimdi, düşmezler pencereme.
Varım yoğum ateşine kurban küle.
Açma şu meftun yüreğimde,
Dokunma gülüme.
Sen kokmayan gülizara meyletmem.
Sefalete sürse de düşleri kirletmem.
 
Sessizliğin vurdukça taş duvarlı geceme,
Kan revan akar zaman, yetişemem kendime.
Gözlerimde sürgündür şimdi bütün sevinçler,
Bir vedanın boynunda asılı kaldı düşler.
Yitik bir ezgiyim ben, dudaklarında yarım,
Sensiz her nefeste eksilir bütün yarınlarım.
Ne olur dokunma artık kabuk bağlayan ahıma,
Yangınlar yürür hâlâ içimdeki kıyıma.
 
Bir ömür diz çöktürdün beklemek denizine,
Şimdi yalnız kül düşer aşk dediğin izine.
Aylar, haftalar, saatler boyu
Alnımda kıvrılan ateşten bir su.
Heba etmeden bir zerreni dahi,
Ömrüme kattım,
Ayıramam, ben ettim seni.
Derleyip toplayamam içime kardım.
Yankılansa da gök kubbede sedalar,
Kavilli helâlleri yırtsa da vedalar.
Canıma değdirme dağ gibi hasretini,
Bir merhemin olmaz artık yaşatma beni.
 
 

BIR YORUM YAZIN

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir